SUÇLAR: Dolandırıcılık, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sanık hakkında Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.02.2014 tarihli iddianamesi ile; ...'a yönelik eylemleri nedeni ile dolandırıcılık suçundan, ..., ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeni ile ise başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan ayrı ayrı cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

B. Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.01.2016 tarihli kararı ile sanığın;

1. Mağdur ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan 4 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

2.Şikayetçi ...'a yönelik başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

3. Katılan ...'e yönelik başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

4. Katılan ...'e yönelik başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1. Mağdurların zararının karşılanmasına ve hükmün asgari hadden takdir edilmiş olmasına rağmen sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına,

2. Savunma ve mehil taleplerinin dikkate alınmadığına,

3. Hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Dava konusu olay; sanığın yetkilisi olduğu “... Grup Sağlık Hizmetleri" isimli firmadan katılanlar ... ve ... ile şikayetçi ...'un kredi kartları bilgileri kullanılarak bilgileri ve rızaları dışında harcamalar yapıldığı ayrıca mağdur ...'ı arayan sanığın hakkında icra takibini söylemesi üzerine mağdurun hakkında icra takibi yapılacağı korkusu ile sanığa banka havalesi yoluyla 290,00 TL göndermesi nedeniyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

2. Suça konu kredi kartı harcamaları ve banka havalesine ilişkin banka kayıtları ile şikayetçi ... ile arayan hattın sanığa ait olduğuna dair GSM şirketi kayıtları dosyada mevcuttur.

3. Sanık savunmasında; ... Telekomunikasyon olarak anlaşmalı kurumlarda yaptırdıkları check up hizmetini sattıklarını, müşterilerin kabul etmesi üzerine kredi kartı bilgilerini verdiğini, suçlamayı kabul etmediğini, zararları karşılamak istediğini beyan etmiştir.

4. Mağdur ...'ın zararının soruşturma aşamasında giderildiği anlaşılmıştır.

Sanık müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Oluşa ve dosya kapsamına göre;sanığın yetkilisi olduğu “... Grup Sağlık Hizmetleri" adına katılan ... ile şikayetçi ...'u telefonla arayarak irtibata geçtiği, check-up, ücretsiz muayene ve tetkik gibi işlemler karşılığında katılan ve şikayetçinin kredi kart bilgilerini hileli şekilde aldığı, aslında gerçek bir hizmet sunmadığı halde katılan ve şikayetçini kredi kartlarından bilgileri ve rızaları dışında 260,00 TL tutarında iki adet alışveriş yaptığı, katılan ...'in kredi kartı bilgilerini ele geçiren sanığın mail order yöntemi ile herhangi bir hizmet sunmadığı katılanın ...'in kredi kartından bilgisi ve rızası dışında kendi firmasından 199,00 TL harcama yaptığı, mağdur ...'ı arayan sanığın hakkında icra takibini söylemesi üzerine mağdurun hakkında icra takibi yapılacağı korkusu ile sanığa banka havalesi yoluyla 290,00 TL gönderdiği mağdur ...'ın zararının soruşturma aşamasında giderildiği anlaşılan somut olayda;

A. Katılanlar ... ve ... ile şikayetçi ...'a yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden kurulan hükümlerin incelenmesinde
Sanığın yetkilisi olduğu ... Grup Sağlık ile olay tarihinde katılan ... ve şikayetçi ...'la yapılan telefon görüşmeleri, kredi kartı harcama dökümleri, katılanların aşamalardaki istikrarlı anlatımı ve sanığın check up ürün veya hizmet alışverişi yapıldığını beyan etmesine rağmen buna dair herhangi bir belge sunmaması şeklindeki maddi deliller karşısında sanığın kaçamaklı savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış ve sanığın, katılanlar ... ve ... ile şikayetçi ...'a karşı başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediği anlaşılmıştır. Sanığın, kovuşturma aşamasında yakalama emri üzerine savunmasının alındığı tarihten hükmün açıklandığı oturum tarihine kadar olan 2 aylık süre zarfında katılanlar ... ve ... ile şikayetçi ...'un zararlarını giderme imkanı mevcutken gidermediği anlaşılmıştır.
Mahkemece sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması, dosya kapsamı ile uyumlu, yasal ve yeterli şekilde gerekçelendirildiğinden; ayrıca ceza miktarı itibariyle erteleme, seçenek yaptırımlara çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasında yasal imkansızlık bulunduğundan sanık müdafiinin bu husustaki temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Mağdur ...'a yönelik dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5327 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçun uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde yasal zorunluluk bulunduğundan sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüştür.

1. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.01.2016 tarihli kararı tarihli kararında katılanlar ... ve ... ile şikayetçi ...'a yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

2. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.01.2016 tarihli kararı tarihli kararında mağdur ...'a yönelik dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının,Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.