MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/1753 E., 2018/1278 K.
SUÇ: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten
öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs,
nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,
nitelikli mala zarar verme, nitelikli kamu malına zarar verme,
tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi,
nitelikli yağma, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet etme

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın sanık müdafii ve ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemesinde;
... Otomotiv, ..., ..., ..., ... ve ...'e karşı altı kez nitelikli mala zarar verme; Karayolları 18. Bölge Müdürlüğü ve Kağızman Belediye Başkanlığına karşı iki kez nitelikli kamu malına zarar verme; ..., ..., ..., ... ve ...'ye karşı beş kez nitelikli yağma suçlarından verilen kararlara yönelik Karayolları Bölge Müdürlüğü vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bakımından, anılan suçlardan verilen cezaların tür ve süresine göre 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz edilemeyeceğine ilişkin düzenleme gereği temyiz incelemesine tabi olmadığı ve aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Diğer suçlardan verilen kararlara yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi bakımından; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşamasında ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2017 tarihli ve 2016/100 Esas, 2017/111 sayılı kararı ile sanık hakkında;
(a) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
(b) ...'ye karşı nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
(c) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca sekiz kez mahkûmiyetine karar verilmiştir.
(d) ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca kırk kez mahkûmiyetine karar verilmiştir.
(e) ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca otuz beş kez mahkûmiyetine karar verilmiştir.
(f) Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ile 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
(g) 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ile 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.11.2018 tarihli ve 2018/1753 Esas, 2018/1278 sayılı karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.01.2020 tarihli, kısmî ret ve kısmî düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1. Usule aykırı ikrar içeren sanığın hazırlık ifadesi dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına,

2. Sanığın algılama yeteneğindeki bozukluğun dikkate alınmadığına,

3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, nitelikli yağma ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet etme suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

A. Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Nitelikli Kasten Öldürme ve Nitelikli kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanık hakkında nitelikli kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından hüküm kurulurken eylemin bomba ile gerçekleştirildiği ve maktul ile katılan mağdurların yerine getirdiği görev nedeniyle seçilmiş olmaları hususu gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (g) bendlerinin uygulama alanının düşünülmemesi, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından hüküm kurulurken belirlenen temel cezaların 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliğin gözetilmemesi, infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının vasıfları tayin edilmiş, sübutları kabul edilmiş, cezaların bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Nitelikli Yağma, Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştimesi Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;

Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan hüküm kurulurken Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve diğer görevli Daire kararları uyarınca, nüfus cüzdanı, ehliyet, pasaport, sınav belgesi, araç plakası, kredi ya da bankamatik kartı ve benzeri şeylerin hırsızlık suçunun konusu olduşturması halinde, maddi değer dışında, bunların yeniden temini için mağdur tarafından harcanacak olan emek ve mesai göz önüne alınarak değer azlığı indirimi uygulanmayacağı hususunun gözetilmemesi ve eylemin silahla, yol kesmek suretiyle, var olan suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak ve suç örgütüne yardım sağlamak maksadıyla gerçekleştirildiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d), (f) ve (g) bendlerinin uygulama alanının düşünülmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir, ancak;

1. Nitelikli yağma ve nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından belirlenen temel cezaların, suçların niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,

2. Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen temel cezadan, suçun terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlemesi nedeniyle artırım yapılırken uygulama maddesi olarak 3713 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası gösterilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasının karar yerinde gösterilmemesi,

3. Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması ve 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde değişiklik yapılması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet Etme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;

1. Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına göre; sanığın silah kullandığından bahisle 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ceza verilmiş ise; de söz konusu silahın ele geçirilemediği, dolayısıyla bu silahın 6136 sayılı Kanun kapsamına girip girmediği ve türüne dair uzmanlık raporunun da bulunmadığı görülmekle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a. 6136 sayılı Kanun’a muhalefet etme suçundan belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,

b. Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması ve 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde değişiklik yapılması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Nitelikli Kasten Öldürme ve Nitelikli kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.11.2018 tarihli ve 2018/1753 Esas, 2018/1278 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA,

B. Nitelikli Yağma, Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştimesi Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.11.2018 tarihli ve 2018/1753 Esas, 2018/1278 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün nitelikli yağma suçuna ilişkin (G) bölümünün 2 nci paragrafında ve nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin (D) bölümünün 3 üncü paragrafında yer alan “5 inci maddesi” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine “5 inci maddesinin birinci fıkrası” ibarelerinin yazılması; hükmün 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin (D) bölümünün 7 nci paragrafının ve (G) bölümlerinin 7 nci paragraflarının bütünüyle çıkartılarak yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklik doğrultusunda yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin sanık hakkında uygulanmasına” ibarelerinin yazılması, hükmün tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçuna ilişkin (G) bölümünün 2 nci paragrafında yer alan “Sanığın eyleminin 3713 sayılı yasanın 3 ve 4 üncü Maddeleri kapsamında kaldığı anlaşıldığından 3713 sayılı yasanın 5/1 ve 2 nci maddeleri” ibarelerinin çıkartılarak yerine “3713 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.11.2018 tarihli ve 2018/1753 Esas, 2018/1278 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.