SUÇLAR: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği;
1. Sanığın satış işlemini yapan şirkette yönetim ve temsil yetkisinin bulunmadığına,
2. Delillerin bu durumu doğruladığına,
3. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
4. Eksik araştırma ile karar verildiğine,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
B. Sanık ...'in temyiz isteği;
1. Kağıt üzerinde şirket yetkilisi olarak göründüğüne,
2. Şirketin başka şahıslar tarafından yönetildiğine,
3. Atılı suçu işlemediğine,
4. Eksik araştırma ile karar verildiğine,
5. Lehe hükümlerin değerlendirilmediğine,
6. Teşdidin hatalı olduğuna,
7. Mahkumiyete yeter delil bulunmadığına,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
Dava konusu olay; mağdura para puan kazandığı yönünde gelen mesajdaki numarayı araması üzerine, mağdurun iradesi fesada uğratılarak, kredi kartı bilgilerini ele geçirdiği, ardından söz konusu kredi kartı ile Piranha Bilişim A.Ş. isimli firmadan toplam 600,00 TL alışveriş yapılmak suretiyle atılı suçun işlendiği iddiasına ilişkindir.
1. Sanık ... ve inceleme dışı sanık ...'ın kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında, sanık ...'in beyanlarını doğrulamamaları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen belgelere göre de suç tarihinde sanıklar ... ve ...'in şirket ortakları ve yetkilisi oldukları anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi sanık ... müdafii ve sanık ...'in aynı yöndeki temyiz itirazları reddedilmiştir.
2. Sanık ...'in şirketin asıl sahipleri olduğunu belirttiği S. Ç. ve B. G. ile kafe türü bir mekanda yaptıkları görüşme esnasında cep telefonu ile yapmış olduğu ve şirketin asıl sahiplerinin kimler olduğunun ispatına yaracağını ifade ettiği ses kaydının hukuka aykırı delil olduğu, bu nedenle hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından, sanık ...'in temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmemiştir.
3. Suça konu kredi kartı ile aynı gün içerisinde yaklaşık 1 dakikalık bir zaman diliminde peş peşe harcama yapılması şeklinde gerçekleşen eylemde “Değişik zamanlarda” koşulu oluşmamasına rağmen, sanıklar hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın, bozma sebebi dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile sanık ...'in diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.