SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun)260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/83 Esas, 2015/453 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı;
1. Katılan ... A.Ş.'ye yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) ve son bentleri, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 40.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Şikayetçi Garanti Bankası A.Ş.'ye yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) ve son bentleri, 35 inci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 23.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanıklar ve müdafiilerinin ayrı ayrı temyiz istekleri; sanıkların üzerlerine atılı suçları işlemediğine, beraatlerine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1.Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde, sanıklardan ...'in kullandığı...plakalı araç ile hep birlikte ... iline geldikleri, diğer sanıklar banka dışında iken sanık ...'nin... ... Şubesinden ...'un kimlik bilgilerini kullanarak kendi fotoğrafını yapıştırmış olduğu sahte nüfus cüzdanı ile 20.000 TL banka kredisi çektiği, daha sonra da aynı gün sanık ...'in kullandığı...plakalı araç ile hep birlikte ... Garanti Bankası Şubesine gittikleri, sanık ...'in araç içinde beklediği, sanıklar ... ve ...'ın ise... Garanti Bankası Şubesine girerek ...'un kimlik bilgilerini kullanarak sanık ...'nin fotoğrafını yapıştırmış olduğu sahte nüfus cüzdanı ile kredi çekmeye teşebbüste bulundukları ancak fiillerini tamamlayamadıkları, daha sonra sanıklardan Teoman Seçen'in kullandığı...plakalı araç ile ... ilini terk ettikleri bu suretle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından iş bu kamu davası açılmıştır.
2. Sanıklar savunmalarında üzerlerine atılı suçları kabul etmemişlerdir.
3. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
1.Dolandırıcılık suçları yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j)
bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun mağdurunun banka olduğu, aynı bankanın değişik şubelerine karşı işlenen suçun, aynı suç işleme kararı ile kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda ve aynı mağdura karşı birden fazla kez ihlal etmesi hallerinde tek bir suçtan hüküm kurularak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suç hükümleri gereğince cezasının arttırılması gerekeceği; resmi belgede sahtecilik suçları yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 tarih, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (765 sayılı Kanun) ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği; UYAP kayıtlarının incelenmesinde sanıkların benzer şekilde düzenlediği sahte belgelerle bankalardan kredi alması nedeniyle dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından haklarında açılmış birden çok kamu davasının bulunması, sanıkların aynı suç işleme kararı altında farklı bankalarda içeriği itibariyle sahte belgeler ile kredi sözleşmeleri imzalama durumu dikkate alındığında mükerrer yargılamanın önlenmesi, teselsül hükümlerinin uygulanabilirliği açısından ilgili dosyaların getirtilerek incelenmesi, aynı bankaya ait olması durumunda iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, dosyaların birleştirilmesinin sağlanması, mümkün değilse ilgili dosyaların bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerinin dosya içerisine konulması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi,
2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçu yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerekir. Somut olayda ise, sanıkların kendi adına tahsis edilmeyecek olan krediyi sağlamak amacıyla katılan ...'un kimlik bilgilerini kullanması eyleminin dolandırıcılık suçunun unsuru olduğu, sanıkların işlediği suç nedeniyle kendileri hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engelleyip başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendilerini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği cihetle, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarının unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden sanıkların beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
3.Sanıkların kredi kullanımı sırasında sahte nüfus cüzdanı kullanmış olması nedeniyle kamu kurumu niteliğindeki nüfus müdürlüğü vasıta kılındığından dolandırıcılık suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinin yanında (d) bendinde tanımlanan "nitelikli dolandırıcılık" suçuna da uyduğu gözetilmeden eksik ceza tayini,
Nedenleriyle sanıklar hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı görülmüştür.
4. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/83 Esas, 2015/453 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ve müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.