Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan .... vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 19/02/2013 tarihli dava dilekçesinde bir davalı işyerinde 01/03/2010 tarihinde ayakçı olarak çalışmaya başladığını, aynı işyerinde çalışırken haberi olmaksızın iki numaralı davalının üzerine giriş çıkış yapıldığını, daha sonra sigorta kaydının tekrar bir nolu davalı üzerinde gösterildiğini, son 3 aylık maaşının elden ödenen kısmının ödenmediğini, 12/01/2012 tarihinde ödenmeyen maaşlarını, fazla mesai ve diğer haklarını talep edince iş akdinin sona erdirildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Ltd. Şti vekili, davacının 05/03/2010-31/05/2011 tarihleri arasında çalıştığını, çıkışı sırasında ibraname imzaladığını, işten ayrıldıktan sonra diğer davalı ...'ın atölyesinde çalışmaya başladığını, muvafakati olmadan işe giriş çıkış yapıldığını iddiasının doğru olmadığını, davalılar arasında organik bağ olmadığını, ... işyerini kapattığı için davacının işsiz kaldığını ve tekrar 14/12/2011 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığını, 22/11/2012 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalılar arasında organik bağ bulunduğu, davalıların işçilik alacaklarına ilişkin birlikte sorumlu oldukları, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre iş sözleşmesinde ihbar ve kıdem tazminatı gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispatının işverene ait olduğu, dosyadaki deliller ve tanık beyanlarına göre davacının kendi isteği ile işten ayrıldığına ilişkin delil elde edilemediği gerekçesiyle, davalı... Ltd. Şti yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... hakkında açılan davanın HMK 150 gereği açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK’na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Mahkemece karar gerekçesinde, takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarıyla kanıtlanan fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarından 1/3 oranında "karineye dayalı makul indirim" (takdiri indirim) yapıldığı açıklanmasına karşın, % 30 oranında takdiri indirim yapılarak belirtilen alacakların hüküm altına alınması suretiyle gerekçe-hüküm çelişkisine neden olunması hatalı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş, verilen kararı davacının temyiz etmediği de dikkate alınarak fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarından karar gerekçesinde açıklandığı gibi 1/3 oranında takdiri indirim yaparak sonucuna göre hüküm kurmaktır.
3-Davacının iş sözleşmesi 22/11/2012 tarihinde işverence feshedildiği halde, Mahkemece hüküm fıkrasında kıdem tazminatına 12/01/2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.