Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalıya ait iş yerinde 22.11.2007 - 05.04.2009 ve 15.09.2009- 22.08.2010 tarihleri arasında iki dönem halinde çalıştığını, en son ücretinin net 1.000 TL olduğunu, davacının iş akdini sürekli olarak fazla mesai yapmak zorunda kaldığı halde fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, ...'ya gerçek ücretin bildirilmemesi, sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırılması nedenleriyle 05.04.2009 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, iş akdini haklı nedenle fesheden davacıya ödenmesi gereken kıdem tazminatının ödenmediğini, davacının bir süre başka yerlerde çalıştıktan sonra tekrar 15.09.2009 tarihinde davalı şirkete ait markette işe başladığını, fakat iş koşullarında herhangi bir değişiklik yapılmaması nedeniyle iş akdini 22.08.2012 tarihinde tekrar haklı nedenlerle feshettiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Usul açısından;
Gerekçede kıdem tazminatı miktarı 3.504,79 TL olarak belirtildiği halde, 2.004,79 TL olarak hüküm altına alınmıştır. Bu miktara ne şekilde varıldığı açıklanmayarak ve çelişki yaratılarak HMK’nin 297. Ve 298/2. maddelerine aykırı karar verilmesi hatalıdır.
2-Esas açısından;
a-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b-Davacının işyerindeki çalışma süresi 22.11.2007 - 05.04.2009 ve 15.09.2009 - 22.08.2010 tarihleri arasında iki dönem olup davacı her iki dönemde de iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia etmektedir. Davacıya ilk dönem iş sözleşmesinin sona ermesinden dolayı düzenlenen tarihsiz belge ve ibranameye göre davacının 05.04.2009 tarihinde işten ayrıldığı ve kıdem tazminatı ödendiği anlaşılmaktadır. Bu tarihte iş sözleşmesi işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinden ve kıdem tazminatı ödendiğinden, iki dönemin birleştirilmesi olanaklı değildir.
Mahkemece yapılacak iş, ancak o tarihteki ücret ve süre üzerinden fark kıdem tazminatı varsa o miktarı hüküm altına almaktır. Kıdem tazminatı ödemesi yoksa her iki dönemin birleştirilmesi isabetli olacaktır. Yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
c- Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.