Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 10.02.2016 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araca çarpmasıyla oluşan çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin, poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, kusur ve maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik uyarınca düzenlenen 13.09.2018 tarihli rapora göre davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığının ve dört ay süre ile iş ve gücünden kaldığının belirlendiği, davacının memur olması nedeni ile geçici iş göremezlik zararının oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının maluliyetine ilişkin alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, maluliyet tespitinin hatalı bulunduğunu, kusur raporu alınmamasının ve ceza dosyasındaki kusur tespitine göre hüküm kurulmasının ve geçici iş göremezlik zararı talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet tespitine ilişkin raporun ve kusura ilişkin tespitin oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu, davacının devlet memuru olduğu ve çalışamadığı dönemde de maaşını alması nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinde usulsüzlük bulunmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, maluliyet ve kusur tespiti yapılması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik zararı yönünden sorumluluğunun bulunduğunu, davanın reddine ilişkin hükmün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararının tazmini talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 109 uncu maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; 13.09.2018 tarihli maluliyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davacının devlet memuru olduğu ve çalışamadığı dönemde de maaşını aldığı gözetilerek geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinin isabetli bulunmasına göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
Dava, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın 10.02.2016 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda karşı araç sürücüsü olan davacının yaralanmasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Dosya incelendiğinde; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 13.09.2018 tarihli rapora göre davacının sürekli iş göremezlik durumunun bulunmadığının ve geçici iş göremezlik süresinin dört ay olduğunun belirlendiği, ancak davacının memur olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararının oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sürekli veya geçici güç kaybı, kazanç kavramından ayrı, güç kaybı kuramı içerisinde değerlendirilmesi gereken bir zarar türüdür. Geçici güç kaybına uğrayan kişi, çalışmayan ve kazanç elde etmeyen birisi olsa dahi, geçici iş göremezlik süresince günlük yaşamını sürdürürken, daha fazla güç (efor) sarf edeceği için geçici güç kaybı tazminatı isteme hakkına sahiptir. Somut olayda zarar gören davacının tedavi müddeti boyunca geçici iş göremezlik zararı oluştuğu anlaşıldığından sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.