Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/677 Esas, 2016/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; mahkemece verilen kararın usul ve yasa aykırı olduğundan bozulması ile hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

1.Olay tarihinde Barlar Sokağı üzerinde emniyet görevlilerince sanıktan kimliğini ibraz etmesinin istenilmesi üzerine, değişik suçlardan hakkında yakalama kararı bulunduğu için sahte olarak oluşturulmuş ... adına düzenlenen "E sınıfı" sürücü belgesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2...Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 16.09.2015 tarihli raporunda; tetkik konusu... adına düzenlenmiş E sınıfı sürücü belgesinin tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlenmiş olduğu ve aldatma niteliğini haiz olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür.

3.Mahkemece adli Emanetin 2015/2065 sırasında kayıtlı sürücü belgesinin duruşmaya getirtildiği özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği, belgenin soğuk mühür izini ihtiva ettiği gözlemlenmiştir

4. Sanık ikrarı, şikayetçi anlatımı, olay tutanağı, kriminal raporu ve adli emanet kaydına ve tüm dosya kapsamına dayanılarak sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/677 Esas, 2016/154 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.12.2023 tarihinde karar verildi.