HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2015 ve 10.10.2014 tarihli iddianameleri ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez cezalandırılmaları istemiyle davalar açılmıştır.

2. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği;

1. Hatalı değerlendirme ve gerekçe ile hüküm kurulduğuna,

2. Atılı suçun sübut bulmadığına ilişkindir.

B. Sanık ...'ün temyiz isteği;
Atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

1. Dava konusu olay, sanıkların iştirak halinde sahte para tedavüle koydukları iddiasına ilişkindir.

2. a) Suçtan zarar gören Mahmut'un, sanık ...'un kendisinin tezgahından zeytin alıp sahte 200,00 TL'lik banknot verdiğini,
b) Suçtan zarar gören Mehmet'in, sanık ...'un kendisinin tezgahından meyve sebze alıp sahte 200,00 TL'lik banknot verdiğini,
c) Kırtasiye isimli işyeri sahibinin, sanık ...'un işyerinden alışveriş yapacağı sırada verdiği 200,00 TL'lik banknotun sahteliğini anlayıp söylediğinde sanığın parayı bırakıp kaçtığını beyan ederek kolluğa ihbarda bulundukları belirlenmiştir.

3. a) Sanık ...'un savunmasında, bir hafta önce tanıştığı sanık ...'in yönlendirmesi ile Sancaktepe'ye gidip kendisine kırtasiye ve pazardan alışveriş yapması için toplamda 3 adet 200,00 TL'lik banknot verdiğini, ... isimli şahsın telefon numarasının 0538 (...) (...) (...) şeklinde olduğunu beyan ettiği belirlenmiştir.
b) Turkcell İletişim Hizmetlerinin 11.07.2014 tarihli cevabi yazısı ile 0538 (...) (...) (...) numaralı hattın sanık ...'e ait olduğu belirlenmiştir.

4. T.C. ... Bankası İstanbul Şubesinin 24.09.2014 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile A058 363 4901 ve A058 363 6531 seri numaralı 2 adet 200,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı, A058 363 6461 seri numaralı bir adet 200,00 TL'lik banknotun ise sahte olduğu, ancak ön yüzünde "SAHTE" yazısı yazıldığı için aldatma kabiliyetinin olmadığı, yazılmamış haliyle aldatma kabiliyetinin olduğu belirlenmiştir.

Sanık ... yönünden ilgisi nedeniyle Dairemizin 2021/12412 Esas sayılı dosyası ile birlikte yapılan incelemede;

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

1. Suçtan zarar görenlerin anlatımları, kolluk tutanakları, sanık ...'un aşamalardaki istikrarlı savunması ve bu savunmasını doğrulayan kurum cevabi yazısı, ... Bankası raporları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'un sanık ...'den aldığı sahte paraları düşük miktarda alışveriş yaparak tedavüle koyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

1. UYAP üzerinden yapılan kontrolde; sanık hakkında 04.07.2014 tarihinde işlediği iddia olunan parada sahtecilik suçundan 10.11.2014 tarihli iddianame ile açılan dava neticesinde İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2017 tarihli ve 2014/464 Esas, 2015/68 Karar sayılı ile mahkumiyet kararı verildiği ve Dairemizin 2021/12412 Esas sırasında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

2. Parada sahtecilik suçunun kesintisiz suçlardan olması ve iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin oluşması karşısında, sanığın mükerrer cezalandırılmasının önlenmesi bakımından sanık hakkında İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava ile incelemeye konu davanın birleştirilerek ayrıca parada sahtecilik suçundan sanık hakkında açılmış başkaca soruşturma veya dava dosyası olup olmadığı da araştırılarak söz konusu dosyalar da getirtilip incelenerek davaların birleştirilmesi, mümkün olmadığında dosya içerisine alınıp bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulmasından sonra hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığı tespit edilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini ile suçunun sabit görülmesi halinde, ele geçen sahte para miktarı, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın birden fazla kişiye karşı aynı suçu işlemedeki kararlılığı ve suç kastının yoğunluğu gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, dosyaya konu eylemin ayrı suç olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli kararında sanık ... müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.