HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/588 Esas, 2016/461 Karar sayılı kararı ile;
A.Sanık ... Hakkında
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B.Sanık ... Hakkında
5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında mahkûmiyeti gerekirken beraat hükmü kurulması, sanık ... hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması sebeplerine ilişkindir.
1.Olay tarihinde sanık ...'ın şoförlüğünü yaptığı yolcu minibüsünde Adıyaman Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/1153 Değişik iş sayılı önleme arama kararına istinaden gerçekleştirilen aramada şoföre yanındaki poşette ne olduğu sorulduğunda cep telefonu olduğunu, Şanlıurfa'dan bir kişinin kendisine Adıyaman garajında teslim alınacağını söyleyerek teslim ettiğini beyan etmesi üzerine poşet içinde 12 adet kaçak cep telefonu ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Poşet üzerindeki teslim almaya gelecek kişiye ait olduğu anlaşılan telefon numarası aranarak diğer sanık ...'e ulaşıldığı ve bu kişinin kaçak eşyayı teslim almaya geldiği anlaşılmıştır.
2.Sanıklar tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
1.Sanık ...'ın atılı suçu işlediği yönünde mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
2.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/588 Esas, 2016/461 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/588 Esas, 2016/461 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.