Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, gerekçeli kararın sanığına tebliğinin usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Eskişehir(Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın suçu işlemediğine, katılanın bilgisi dahilinde banka kartından nakit çekim yaptığına ilişkindir.

Dava konusu olay, katılan ile aynı dükkanda çalışan sanığın, döner ustası olarak çalışan katılanın montunun cebinden Finansbank tarafından verilme banka kartını alıp, 300,00 TL ve 700,00 TL olmak üzere nakit çekimler yapıp fayda sağlamak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

Sanığın olay günü 3 saat arayla katılanın banka kartından iki kez nakit çekim yaptığı anlaşılmakla, sanık hakkında belirlenen temel hapis cezası üzerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki beyanları, sanığın aşamalardaki savunmaları, bankaların cevabi yazıları, nakit çekim işlemine ilişkin güvenlik kamera görüntüleri, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nün 20.01.2015 tarihli uzmanlık raporu, 10.12.2014 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, sanığın suçu işlemediğine, katılanın bilgisi dahilinde banka kartından nakit çekim yaptığına yönelik temyiz talebi yerinde görülmemekle kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir(Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2015/1232 Esas, 2016/985 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.