Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 318 nci maddesi gereği reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2014/318 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2020/1019 Esas, 2020/2672 Karar sayılı kararıyla özetle; sanık hakkında eksik ceza tayini nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2021/1 Esas, 2021/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, haksız tahrikin şartlarının gerçekleşmediğine, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine ve takdîri indirime,

2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine, suç vasfının hatalı belirlendiğine, meşru savunmaya, ilk haksız hareketin katılandan kaynaklandığına, haksız tahrik nedeniyle üst hadden indirim yapılması gerektiğine, fazla ceza tayin edildiğine ve sanığın mahkûmiyetine yeter somut delil bulunmadığına,
İlişkindir.

1. Olay günü katılanın hayvanlarını otlattığı esnada aynı mevkide hayvanlarını otlatan sanık ile aralarında tartışma çıktığı, sanığın aksi ispat olunamayan savunmasına göre katılanın sanığa hakaret etmesi üzerine sanığın girebi isimli delici kesici aletle katılanın baş bölgesine vurarak sağ frontoperietal kemikte çökme kırığına ve sol perietal kemiğe uzanan lineer kırığa, sağ tarafta subgaleal hematoma, subaraknoid kanamaya, kontüzyo serebriye, sol alt ekstremitede hareket kısıtlılığına ve alında nebde yarasına sebep olacak; yüz sınırlarında belirlenen lezyonun yüzde sabit ize neden olacak, sol alt ekstremitede hareket kısıtlılığına neden olan arızanın duyu ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı, akabinde katılanı yaralı halde olay yerinde bırakarak uzaklaştığı, sanığın suçta kullandığı aletin elverişliliği, hedef aldığı vücut bölgesi ve katılanın yaralanmasının niteliği birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleme bağlı kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul edilmiştir.

2. Sanık savunması, katılan beyanları, tanıkların anlatımları, ...Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen 01.02.2016 tarihli adlî muayene raporu, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık

tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, kullandığı aletin elverişliliği, katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği birlikte değerlendirildiğine eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımının yasal bağlamda, gerekçesi gösterilerek sanığın eylemiyle orantılı şekilde belirlendiği, somut olayda sanık lehine meşru savunmanın koşullarının oluşmadığı, katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak uygulanan haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2021/1 Esas, 2021/30 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.