Taraflar arasındaki vakıf yöneticilerinin görevden alınması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılardan Mustafa ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan Mustafa ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, davalıların 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) gereğince kapatılan Hes Kültür Yardım ve Dayanışma Vakfı'nın yöneticisi oldukları, dava konusu vakfın 01.01.2010-23.07.2016 tarihleri arasında iş ve işlemlerinin teftişi sonucunda düzenlenen 29.12.2016 tarihli ve 20 no'lu denetim raporu doğrultusunda 27.02.2017 tarihli ve 109-146 sayılı Vakıflar Meclisi kararının dilekçe ekinde sunulduğu, vakıf yöneticilerinin fiil ve eylemleri ile vakfın kapatılmasına neden oldukları ileri sürülerek 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi b-c bendi gereğince davalıların görevden alınmaları ve 10/son madde kapsamında davalılar hakkında müeyyide uygulanması istenmiştir.
Davalılardan ... ve davalılar ... ve ... vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, dava dilekçelerindeki iddiaları reddetmişler ve vakfın kanun dışı hiç bir faaliyette bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, 667 sayılı KHK ile kapatılmasına karar verilen Hes Kültür Yardım ve Dayanışma Vakfı'nın mütevelli heyet üyeleri olan davalılara yönelik olarak talepte bulunulduğu, buna ilişkin bilgi ve belgeler toplanarak uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor kapsamına göre davanın kabulü ile davalıların 5737 sayılı Kanun'un 10/a,b,c,d ve e fıkraları uyarınca davalıların görevden alınmaları ve davalıların 5 yıl süre ile aynı vakıfta yönetim ve denetim organında görev alamayacakları gibi başka bir vakfın yönetim ve denetiminde de görev alamayacaklarına karar verilmiştir.
Davalılardan Mustafa ve ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalıların Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2 nci maddesine ile Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen ve kapatılan Hes Kültür, Yardım ve Dayanışma yöneticileri oldukları, davalılardan ... ve ...’ın Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/342 Esas sayılı dosyasında Anayasayı ihlal, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini düşürmeye teşebbüs, silahlı terör örgütü üyesi olmak, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna muhalefet gibi suçlardan yargılanan sanıklar arasında oldukları, 30.12.2016 tarihli denetim raporunda yönetiminde oldukları vakfın, 667 sayılı KHK ile kapatılmasına sebebiyet veren vakıf yöneticileri ..., ... ve Şaban Arslankaya’nın azledilmelerini teminen konunun Vakıflar Meclisinin değerlendirmesine sunulması gerektiğinin belirtildiği, Vakıflar Meclisinin 27.02.2017 tarihli ve 143 sayılı kararı ile Hes Kültür, Yardım ve Dayanışma Vakfı yöneticileri davalıların 5737 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi gereğince görevden alınmalarının uygun bulunduğuna karar verildiği, denetim raporu, vakıflar meclisi kararı, ceza dosyası, bilirkişi heyeti raporu, vakfa ilişkin kayıtlar ve tüm dosya kapsamına göre koşulları oluştuğu gözetilerek 5737 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi uyarınca vakıf yöneticileri olan davalıların görevden alınmalarına ve 5 yıl süre ile aynı veya başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalılardan Mustafa ve ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalılar Mustafa ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.