Esastan Ret

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin murisi... İlçemiz Tunçbilek Bölgesinde faaliyet gösteren Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumuna bağlı G.L.İ. Müessese Müdürlüğünün Lavvar tesislerinde davalı Kurumun ana üretim merkezinde, asli ve sürekli işlerinde davalı Kurum yetkilerinin emir ve talimatı altında 4857 sayılı İş Kanun'un 2 nci maddesinde tanımlandığı şekilde muvazaalı olarak görünüşte taşerarı firma Işçisi olarak ve kaynakçı olarak çalışmakta iken 12.05.2012 tarihinde iş yerinde kalp krizi geçirerek iş kazası neticesinde hayatını kaybettiğini, Müvekkili ... için; 1.000,00 TL (Bin Türk Lirası) maddi tazminat ile yargılama sonucu belirlenecek olan tüm maddi tazminat alacaklarının olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, 75.000,00 TL (Yetmiş Beş Bin Türk Lirası) manevi tazminat alacağımızın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, Müvekkili ... için 1.000,00 TL (Bin Türk Lirası) maddi tazminat ile yargılama sonucu belirlenecek olan tüm maddi tazminat alacaklarının olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, 50.000,00 TL (Elli Bin Türk Lirası) manevi tazminat alacağımızın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, Müvekkili ..... için 1.000,00 TL (Bin Türk Lirası) maddi tazminat ile yargılama sonucu belirlenecek olan tüm maddi tazminat alacaklarının olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, 50.000,00 TL (Elli Bir Türk Lirası) manevi tazminat alacağının olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, müvekkilinin dengi olan kadrolu işçi belirlenerek, müvekkilinin yoksun kaldığı (İlave tediye alacağı, İkramiye, Prim, Kömür Yardımı (Kurum içi Kömür Dağıtım Yönetmeliği ve ilgili mevzuat doğrultusunda sağlanan) Bedelsiz Yemek İaşe bedeli, Sabun ve Aydınlatma Bedeli, Sosyal Yardım, Koruyucu Malzeme ve Giyim Eşyası vs. gibi) 1.000,00 TL ücret farkı ile yargılama sonucu belirlenecek olan tüm ücret farkı alacaklarının Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen bankalarca bir yıllık mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı T.K.İ vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itizarlarının bulunduğunu, ücret alacaklarında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu beyan etmiştir.

Davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; maddi ve manevi tazminat davası haksız ve yersiz olarak açıldığını davanın reddinin gerektiğini, davacıların murisi...'ın kalp krizi geçirmesinde müvekkilleri şirkete atfedilecek kusur bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını beyan etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın reddine dair karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; muris...'ın taşeron firmada kaynakçı olarak çalışırken 12.05.2012 tarihinde iş yerinde kalp krizi geçirerek vefat ettiği, bu olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, iş kazasının davalıların kusurlarından kaynaklandığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken ret kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... İnş. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, davanın reddine karar verilirken 65,00 TL yargılama giderinin hangi davalıdan tahsiline karar verildiğini belirtmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı ve davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davacı vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

2.Davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13,16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri.

Eldeki dava dosyası incelendiğinde davacı temyizi kapsamında, meydana gelen kazanın bünyesel faktörler sebebiyle gerçekleştiği ve davalılara izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı yönündeki tespit isabetlidir. Hal böyle olunca hükme dayanak kılınan kusur raporundan önce alınan ve %100'lük kaçınılmazlık tespiti bulunan kusur raporu esas alınarak, kaçınılmazlığın bir kısmından davalıların sorumlu olacağı düşüncesi ile tanzim edilen hesap bilirkişi raporu kapsamında arttırılan talebin dikkate alınması ancak çelişkiyi ortadan kaldıran ve ölüm olayının bünyesel faktörlerden kaynaklandığına dair kusur bilirkişi raporunun hükme dayanak kılınması karşısında, önceki hesap bilirkişi raporu ışığında belirlenen tutarlar açısından HMK. m. 107 kapsamında alacağın gerçek miktarının ve değerinin kesin olarak belirlendiğinden söz edilemeyeceğinden, davanın reddi kapsamında bu tutarlar esas alınarak vekalet ve yargılama giderlerine hükmedilmesi isabetsizdir. Diğer taraftan davalının temyizi kapsamında iddia olunan harcın akıbetinin de belirlenip iade hususunun araştırılıp gözetilmesi gerekmektedir. Bu sebeple anılan tespitler gereğince yapılması gereken değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.

Açıklanan sebeplerle

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.