İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2019/5 Esas, 2020/197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/1686 Esas, 2021/1066 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılarak, açılan davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine, yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Nitelikli yağma suçunun maddi unsurları oluşmadığına, somut hiçbir bir delil bulunmadığına, sanığın dolandırıldığına, tarafların aralarında husumet bulunduğuna, objektif tanık beyanı bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bozulmasına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanıkların karı koca olan katılanlar ... ve ...'in konutunun önüne geldikleri, bu sırada katılanlar ile birlikte konutta dosyada katılan sıfatı alan ...'in kardeşi ...'inde bulunduğu, sanıkların katılanlar ... ve ...'in kızı olan ...'in sanık ...'e para borcu bulunması nedeniyle katılanlardan para istediği ve bu nedenle katılanlara hitaben "bana kimse bir şey yapamaz, jandarma en çok ifademi alır, serbest bırakır, ben akşam evinize tekrar gelirim, sizin yaşatmam, kökünüzü kazırım, ya siz beni sinkaf edersiniz, yada ben sizi sinkaf ederim." şeklinde tehdit ettiği, sanık ... ile birlikte katılanların ikametinin önüne gelen sanık ...'un ise "5000 TL - 6000 TL verin bu olay tatlıya bağlansın yoksa sonu kötü olur." dediği, her ne kadar sanıklar aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş iseler de katılanların ikametlerinin önüne gittiklerini beyan ederek kaçamaklı ikrarda bulundukları, katılanlarla konuştuklarını dile getirdikleri, katılanların aşamalarda alınan birbirleriyle uyumlu beyanları doğrultusunda sanıkların kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına mahkemece itibar edilmediği, her iki sanığın birden fazla kişi ile birlikte yağmaya teşebbüs suçunu işlediği kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılarak, 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaleti ile 303 üncü maddesinin birinci maddesinin (a) bendi gereğince; sanıkların katılanlara karşı aynı malvarlığına yönelik eylemlerinin kül halinde tek bir yağma suçunu oluşturması ve sanıkların daha önce 04.07.2016 tarihli eylemleri sebebiyle Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/26 Esas, 2017/87 Karar sayılı ilamı ile nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiş olması sebebiyle, 14.08.2016 tarihli eylemleri yönünden açılan davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine, yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin hükmü temyizinde hukuki yararı bulunduğu anlaşıldığından, temyiz istemi kabul edilerek yapılan incelemede, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile sanıkların katılanlara karşı aynı malvarlığına yönelik eylemlerinin kül halinde tek bir yağma suçunu oluşturması ve sanıkların daha önce 04.07.2016 tarihli eylemleri sebebiyle nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiş olması sebebiyle, sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/1686 Esas, 2021/1066 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenecek konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.