SUÇTAN ZARAR GÖREN: İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı
SUÇLAR: Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet
Suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteği yönünden, davadan ve duruşma tarihinden usulüne uygun biçimde haberdar edilmesine rağmen, duruşmaya katılmayan ve 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 238 inci maddesine uygun biçimde katılma talebinde bulunmayan suçtan zarar gören kurumun, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Sanık ... müdafinin temyiz isteği yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2018 Tarihli ve 2015/395 Esas, 2018/335 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında sahte fatura düzenleme suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 Tarihli ve 2020/144 Esas, 2022/407 Karar Sayılı Kararı ile
1.Sanık ... hakkında İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2.Sanık ... hakkında İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından iki kez 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak aleyhe istinaf bulunmadığından sanığın kazanılmış hakları gözetilerek infazın 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına,
Karar verilmiştir.
Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın sahte fatura düzenlemediğine, faturaların gerçek faturalar olduğunun tanık beyanları ile sabit olduğuna, karşıt inceleme raporlarının getirtilmediği ve yetersiz bilirkişi raporlarının hükme esas alındığına, alıcı ve satıcı arasında gerçek bir ticari ilişki olup olmadığına dair de karşılıklı olarak defter ve belgelerin incelenmediğine, bu nedenle sanık hakkında kurulan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteği; sanık ...'un atılı suçu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu ve hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden beraat hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Vergi suçu raporu ve eklerine göre 20.05.2012 tarihine kadar sahte fatura düzenlendiği anlaşıldığından, suç tarihinin 20.05.2012 olduğu ve zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
A. Suçtan Zarar Gören Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
Davadan ve duruşma tarihinden usulüne uygun biçimde haberdar edilmesine rağmen, duruşmaya katılmayan ve 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 238 inci maddesine uygun biçimde katılma talebinde bulunmayan suçtan zarar gören kurumun, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
B. Sanık ... Müdafinin Temyiz Talebi Yönünden
Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3,4,5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
A. Suçtan Zarar Gören Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE,
B. Sanık ... Müdafinin Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2020/144 Esas, 2022/407 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.