Davanın reddi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "BONAMORE+şekil" ibareli 21 ve 35 inci sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2017/19665 kod numarası ile yayımlandığını, bunun üzerine davalı Oms Paslanmaz Mutfak Araçları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından "AMORE" ibareli 8,11 ve 21 inci sınıf ürünleri içeren 2013/55223 ve diğer davalı Koçak Farma İlaç ve Kimya Sanayi AŞ tarafından "BONMORE" ibareli 29 ve 35 inci sınıf ürünleri içeren 2011/47533 sayılı markasına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunulduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım malların çıkarıldığını, bunun üzerine müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazı inceleyen YİDK tarafından 02.03.2018 tarih ve 2018/M-1678 sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiğini, kararın haksız olduğunu, hukuka uygun bulunmadığını, bütünsel olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak başvuru konusu işaret ve redde mesnet markaların tamamen farklı olduğunu, başvuru konusu işaret ile davalının itiraza mesnet markalarının iltibasa neden olacak derecede benzer olmadığını ileri sürerek YİDK'nın 02.03.2018 tarih ve 2018/M-1678 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı OMS Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, görsel, anlamsal ve sescil olarak başvuru konusu "BONAMORE+şekil" ibareli işaret ile "AMORE" ve BONMORE ibareli markanın bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki diğer farklı unsurlar bulunmasının farklı bir etki doğurmadığını, kapsamlarının da aynı tür ürün ve hizmetlerden oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Koçak A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, markalar arasında iltibas bulunduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı TÜRK PATENT cevap dilekçesinde özetle, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusunun "BONAMORE+şekil" ibareli olduğu, işarette asıl ve ayırt edici unsurun "AMORE" ibaresi tarafından temsil olunduğu, başvuru konusu işarette diğer unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, ortalama tüketici tarafından işarette asıl ve ayırt edici unsurun AMORE olarak algılanacağı, redde mesnet markalar ile başvuru konusu işaretin "AMORE-MORE" ibareleri itibariyle aynı veya benzer varsa anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, diğer unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, gerek kelime biçimleri, gerekse anlamsal ve sescil olarak bıraktıkları etkinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin bu marka ve işaretlerin birbirleriyle ilintili oldukları yönünde kanaat oluştuğu, redde mesnet alınan davalılara ait markaların 21 ve 35 inci sınıftaki ürün ve hizmetleri içerdiği, başvurunun da zaten bu ürün ve hizmetler için reddedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; marka olarak zayıf bir ibareyi seçen girişimcilerin, bunun artılarından yararlandıkları gibi, bu ibarenin baştan itibaren zayıf bir marka olduğunu da kabullenmek durumunda olduklarını, düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsurun örtüşmesinin normalde kendiliğinden karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, markalar arasında karıştırılma tehlikesi olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru konusu yaptığı "BONAMORE+şekil" ibareli 21/3, 21/6 ve 35/5 (21/3, 21/6). sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusu ile davalı Oms Paslanmaz Mutfak Araçları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin "AMORE" ibareli 8,11 ve 21. sınıf ürünleri içeren 2013/55223 ve diğer davalı Koçak Farma İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş.'nin "BONMORE" ibareli 29 ve 35. sınıf ürünleri içeren 2011/47533 sayılı markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunduğu, zira başvuru kapsamında bulunan 21/3, 21/6 ve 35/5 (21/3, 21/6). sınıf ürün ve hizmetler ile redde mesnet alınan markada bulunan 21 inci sınıf hizmetin benzer olduğu, diğer yandan tarafların markalarının aynı veya benzer varsa anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, diğer unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüş olup kararın kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.