SAYISI: 2022/İHK-13138

SAYISI: K-2022/40335

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınmış olan araç ile müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın 05.05.2019 tarihinde çarpışması sonucu meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen sonuçsuz kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 744,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 5.944,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 41.034,88 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun bağlayıcılığının bulunmadığını, davacının yolcu konumunda olması nedeniyle hatır taşıması söz konusu olduğunu, gerekli koruyucu tedbirleri almayan, gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davacının kazanın oluşumuna müterafik kusuruyla sebebiyet verdiğini, davacının rapor masraflarını ve sair benzer giderleri müvekkilinden talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı araç sürücüsünün tali (%25) kusurlu olduğunun ve kaza sonucunda davacının %32 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği gerekçeleriyle başvurunun kabulü ile 37.043,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.742,23 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 505,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 744,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 41.034,88 TL'nin 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, tazminatın fahiş olduğunu, kusur durumunun hatalı olduğunu, başvurunun eksik evrakla yapıldığından usulden reddi gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma olduğundan sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı şirkete usulüne uygun başvurduğu ve müracaat tarihinden 15 gün geçmesinin ardından dava açtığı, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre kaza illiyet bağı kurulmak suretiyle yetkili sağlık kuruluşu tarafından düzenlendiği, Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde davacının zararının belirlendiği, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun dosyadaki tutanak ve beyanlarla uyumlu, varılan sonuç açısından ise kusurlu eylemin yasal dayanakları belirtilmiş olduğundan yeterli bulunduğu, somut olayda karşı aracın sigortacısı bakımından hatır indirimi yapılamayacağı, müterafik kusur bulunduğuna dair somut delil bulunmadığı, maluliyet raporu için sarf edilen masrafın makul ve zorunlu gider olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik olmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ve ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda karşı araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ile rapor ücreti istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51,52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, itirazda ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürülmesinin mümkün olmamasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 05.05.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında "65 yaş ve üzeri bireylerin engellilik oranına Balthazard formülü ile %10 eklenerek engel oranı belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 18.08.2021 tarihli raporda kaza tarihinde 63 yaşında olan davacının maluliyetinin %25 oranında olduğu, 65 yaş ve üzeri bireyler için yapılan değerlendirmeye göre %32 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu belirtilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince %32 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda kabul kararı verilmiştir. Davacının olay tarihi itibariyle 63 yaşında olduğu gözetilerek bu yaşa ilişkin maluliyet oranı üzerinden yapılacak hesaplamaya göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.

Eldeki davada; davacı ile yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün arkadaş oldukları ve araç içerisinde birlikte alkol aldıkları sırada kazanın meydana geldiği dava konusu kazaya ilişkin yapılan ceza soruşturması ile sabittir. Bu durumda davacının, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda davacının içerisinde bulunduğu alkollü sürücünün asli (%75) kusurlu bulunduğu, yaralanması ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

4. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 37.043,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.742,23 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 505 TL bakıcı gideri tazminatı ve 744 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 41.034,88 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalı ... vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Adli rapor ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerekirken esas tazminata eklenmek suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi