Hükümlü ... hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli kararı ile 292 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu kararın istinaf edilmeden 20.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.01.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2022 tarihli ve KYB-2022/9241 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2022 tarihli ve KYB- 2022/9241 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22/01/2020 tarihli ve 2019/14402 soruşturma, 2020/327 esas, 2020/282 sayılı iddianame ile açılan dava üzerine Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesince 06/10/2020 tarihinde mahkumiyet kararı verilmiş ise de, sanığın yargılamaya konu eylemi hakkında daha önceden Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 07/01/2020 tarihli ve 2019/14403 soruşturma, 2020/92 esas, 2020/77 sayılı iddianamesi ile açılan dava üzerine yapılan yargılama neticesinde Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2020 tarihli ve 2020/11 esas, 2020/101 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1.Kanun yararına bozma istem yazısında belirtilen ve hükümlünün aynı eylem nedeniyle yargılandığı Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2020/11 Esas, 2020/101 Karar sayılı dosyası ile inceleme konusu Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/75 Esas, 2020/292 Karar sayılı dosyasında olay, Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmakta iken 13.12.2019 tarihinde saat 17.00'da yapılan ara sayımda parmak okutma cihazına giriş yapmayarak firar ettiği böylece üzerine atılı suçu işlediğine ilişkindir.

2.Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/11 Esas sayılı dosyasında, iddianame tarihinin 07.01.2020, karar tarihinin 13.02.2020 ve kesinleşme tarihinin 01.07.2020; Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/75 Esas sayılı dosyasında ise iddianame tarihinin 22.01.2020; karar tarihinin 06.10.2020, kesinleşme tarihinin ise 20.10.2020 olduğu görülmüştür.
3. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan yedinci fıkrası;
"(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

4. Hükümlünün aynı tarihli ve konulu eylemi nedeniyle, iddianame, karar ve kesinleşme tarihi daha sonra olan Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/75 Esas, 2020/292 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca açılan mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, kanuna aykırı olup açıklanan nedenle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. Aynı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi gereğince aynı fiilden aynı fail hakkında yürütülen mükerrer davanın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca REDDİNE, Mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.