Davanın reddi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı. davacı ... Tan ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 115 ada 73 parsel sayılı 154.225,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komşu 115 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt miktar fazlası olduğu belirtilerek çayır vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; davacılar adına kayıtlı 07.08.1992 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydına Ardahan ili Göle ilçesi Karlıyazı Köyü 115 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kapsam tayin edildiğini, tapu kaydının kapsamında kalan ve davacıların zilyetliğinde bulunan 115 ada 73 parsel sayılı taşınmazın ise miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edildiğini, buna karşın 115 ada 73 parselin davacılar tarafından 70 yılı aşkın süredir kullanıldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacılar adına tapu kaydındaki hisseleri nispetinde tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin önceki tarihli kararı ile; "... çekişmeli taşınmazın davacı ... Tan ve müştereklerinin dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı, ayrıca davacıların zilyetliğinde olup, sınırlarının sabit olduğu ve köy çayırı ya da mera niteliği taşımadığı ..." gerekçesiyle ... ve müştereklerinin davasının kabulüne, dava konusu 115 ada 73 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine temsilcisi, davacı ... ve arkadaşları ile katılan Nusret Kaya ve arkadaşlarının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.04.2018 tarihli ve 2017/5850 Esas, 2018/2475 Karar sayılı ilamıyla; "... varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, davacı ... Tan ve müştereklerinin tutunduğu ve çekişmeli taşınmaza komşu 115 ada 2 parsel sayılı taşınmaza davacılar ... ve müşterekleri adına miktarı ile (290.000,00 metrekare) revizyon gören tapu kayıtlarının kök kaydı olan 11.12.1941 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydının 50 dönüm miktarlı olup, kaydın batı sınırının “Bahri Çayırı” okuduğu, sözü edilen tapu kaydının miktarı 50 dönüm iken, davacı ... Tan ve müştereklerinin açtığı ve Hazine’nin taraf olmadığı mesaha tespiti davasında, Göle Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15.07.1958 tarih ve 1958/55 Esas, 1958/97 Karar sayılı kararı ile miktarının 290.000,00 metrekareye çıkartıldığı, karar içeriğinde de tapu kaydının “Bahri Çayırı” olarak gösterilen batı hududunun “köy orta malı çayırı” olduğunun vurgulandığı, diğer taraftan çekişmeli 115 ada 73 parsel sayılı taşınmazın batı sınırında da kadastro sırasında mera olarak sınırlandırılan 115 ada 1 parsel sayılı mera taşınmazının bulunduğu, dolayısıyla mesaha tespiti davasında Hazine taraf olmadığına ve tapu kaydının batı yönünü “köy orta malı çayırı” okumakta olup, çekişmeli taşınmazın batı sınırında da eylemli durumda mera taşınmazı bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacıların tapu kaydına göre alabilecekleri miktarın tapu kaydının tesis miktarı olan 50 dönümden ibaret olduğu, fazlası olan yeri ne tapu kaydı ile ne de zilyetlikle edinmelerinin mümkün olmadığı hususların kuşkusuz olduğu açıklanarak, anılan kayda dayanılarak komşu 115 ada 2 parsel sayılı taşınmazda (kayıt miktarından fazla olarak) 290.000,00 metrekare taşınmaz kendilerine bırakılmış olduğuna göre davacı ... Tan ve müştereklerinin davasının reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine..." değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli 115 ada 73 taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... Tan ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... Tan ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden ... ve müştereklerinden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.