Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... ve asli müdahiller ... ile ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve asli müdahiller ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
... Köyü'nde 2009 yılında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu, 118 ada 17 parsel sayılı 94.995,21 m² yüz ölçümlü ve çayır vasfı ile senetsizden ½'şer hisse oranında ... ve ..., 118 ada 18 parsel sayılı 11.871,79 m² yüz ölçümlü ve tarla vasfı ile ½'şer hisse oranında ... ve ..., 118 ada 40 parsel sayılı 30.447,61 m² yüz ölçümlü ve tarla vasfı ile ..., 124 ada 51 parsel sayılı 27.096,01 m² yüz ölçümlü ve çayır vasfı ile senetsizden ½'şer hisse oranında ... ve ..., 124 ada 68 parsel sayılı 16.605,15 m² yüz ölçümlü taşınmaz çayır vasfı ile senetsizden ..., 124 ada 69 parsel sayılı 60.158,66 m² yüz ölçümlü taşınmaz çayır vasfı ile senetsizden 1/5'er hisse oranında ..., ..., ..., ... ve Memet Şahin, 124 ada 70 parsel sayılı 60.818,83 m² yüz ölçümlü taşınmaz çayır vasfı ile senetsizden 1/3'er hisse oranında ..., ... ve ..., 124 ada 75 parsel sayılı 9.755,13 m² yüz ölçümlü taşınmaz tarla vasfı ile senetsizden ..., 125 ada 14 parsel sayılı 28.138,99 m² yüz ölçümlü taşınmaz çayır vasfı ile senetsizden ½'şer hisse oranında ... ve ..., 125 ada 16 parsel sayılı 44.721,20 m² yüz ölçümlü taşınmaz çayır vasfı ile senetsizden ..., 130 ada 18 parsel sayılı 33.284,69 m² yüz ölçümlü taşınmaz çayır vasfı ile senetsizden 3/4 hisse oranında ..., 1/4 hisse oranında ..., 130 ada 21 parsel sayılı 31.942,20 m² yüz ölçümlü taşınmaz çayır vasfı ile senetsizden ¼'er hisse oranında ..., ..., ... ve ..., 130 ada 35 parsel sayılı 3.628,03 m² yüz ölçümlü taşınmaz çayır vasfı ile senetsizden ..., 132 ada 3 parsel sayılı 803,24 m² yüz ölçümlü taşınmaz arsa vasfı ile senetsizden ½'şer hisse oranında ... ve ..., 134 ada 15 parsel sayılı 779,25 m² yüz ölçümlü taşınmaz kargir ev ve arsa vasfı ile senetsizden ½'şer hisse oranında ... ve ... adlarına tesbit edilmiştir.
Davacı ..., dava konusu 118 ada 5-17-18-40,124 ada 69-70-75-51-68,125 ada 14-16,130 ada 18-21-35,132 ada 3 ve 134 ada 15 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit gördüğünü, ancak, dava konusu taşınmazların büyük dedeleri Mehmet İbni Yusuf'a ait olduğu ve rızai taksim sonucu dedesi ... ve amcasına kaldığını, tapu kayıtlarının 1291 tarihli olduğunu ve dava konusu parsellere ilişkin vergi tahrir kayıtları bulunduğunu, ... mirasçılarından Nuri Erbey’in bazı taşınmazlardaki hisselerini davalılara satması nedeni ile taşınmazların davalılar adına tespit gördüğünü belirterek, bahsi geçen taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir..
Asli müdahiller, ... ve ..., dava konusu taşınmazlarda miras yolu ile hak sahibi olduklarını belirterek davaya müdahil olmuşlar, 15.11.2007 tarihli dilekçe ile, 118 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalarından feragat etmişlerdir.
Bir kısım davalılar, dava konusu taşınmazları, satın aldıklarını ve 40-50 yıldır kullandıklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu parsellere ilişkin dinlenen mahalli ve tespit bilirkişisi, tanık ve davacı bayanlarında dava konusu parsellerin geçmişinin davacılarının dedesinin kullanımında olduğu anlaşıldığı, her ne kadar davacı ...'ın dava dilekçesinde dava konusu parsellere dayanak olarak büyük dedeleri Mehmet İbni Yusuf'a ait tapularının olduğunu belirtse de yapılan araştırmada ilgili kayıtlara ulaşılamadığının görüldüğü, yine davacıların dava konusu yerlere ilişkin vergi tahrir kayıtlarına başvurmuş olsa da uygulanan vergi tahrir kayıtlarının bir kısmının dava konusu yerleri kapsadığı fen bilirkişisi raporundan anlaşıldığı, bu kapsamda davacıların dedelerinin dava konusu yerlere ilişkin zilyetliği konusunda ihtilaf bulunmadığı fakat davacı beyanlarından da kabul edildiği üzere dava konusu parsellerin 40-50 senedir davalıların zilyetliğinde olduğunun anlaşıldığı, yine mahallinde yapılan keşifte dava konusu 124 ada 51 nolu parselin bir kısmının davacıların babasının kullandığı belirtilse de mahalli ve tespit bilirkişisi beyanlarında dava konusu yerin 20-25 yıldır davalıların zilyetliğinde olduğunun belirtildiğinin anlaşıldığı bu süreçte davalıların zilyetliklerinin her hangi bir kesintiye uğramadığının görüldüğü, 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre; tapusuz taşınmazların iktisabı için kadastro tespit tarihine kadar müstakil ya da eklemeli 20 yıl süren zilyetliğin varlığı gerekmekte olup davalıların çekişmeli taşınmazları kadastro tespitinden önce çekişmesiz ve aralıksız 20 yıl suretle zilyetliklerinde bulundurduklarının anlaşılmış olmasına göre davacının davasını ispat edemediği, yine asli müdahiller ... ve ... 'ün davacı ...'ın açmış olduğu davaya dava konusu taşınmazların ...'a ait olduğu ve kendilerinin ...'ın mirasçıları oldukları gerekçesiyle davaya müdahil oldukları görülse de davacıların ...'ın mirasçılık belgesini dosya içerisine sunduklarının anlaşıldığı, ilgili mirasçılık belgesinin incelenmesinde asli müdahillerin mirasçı olmadığı, sözü edilen kişinin terekesine göre üçüncü kişi durumunda oldukları gerekçeleri ile, asli müdahiller ... ve ...'ün davasının aktif husumet nedeniyle usulden reddine, davacı ... Koçak'ın davasının reddine dava konusu Erzurum ili Tekman ilçesi Düzyurt mahallesi 118 ada 17,18,40; 124 ada 69,70,75,51,68; 125 ada 14,16; 130 ada 18,21,35; 132 ada 3; 134 ada 15 nolu parsellerin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmün davacı ... ve asli müdahiller ... ile ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacı ... ve asli müdahiller ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve asli müdahiller ... ile ...'ün temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.