SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme,
Sanık ... ve ... için; 17.05.2017
Sanık ... için; 25.04.2017
Sanıklar ..., ... ve ... için; 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesi gereğince verilen kararın niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır.

İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK'nun 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2017/219 Esas, 2020/238 sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ayrı ayrı; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca sanık ... için; 10 yıl, sanık ... için; 6 yıl 3 ay hapis cezası,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 ncü maddesi uyarınca sanık ... için; 3 yıl 9 ay, sanık ... ve ... için; 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Sanıklar ... ve ... yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının ''c'' bendi uyarınca beraatlerine,
Sanık ... yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının ''e'' bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/799 Esas, 2020/1271 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine yönelik hüküm kurulmuştur.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.05.2022 tarihli ve onama-bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri temyiz dilekçelerinde özetle;
-Süreklilik ve çeşitlilik gösteren somu delil bulunmadığına,
-M.Y.'nin beyanlarının gerçeği yansıtmadığına,
-... ve ... aleyhine bir iddia ve suçlama bulunmadığına,
-Suç işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına,
-Sanık ... için alt sınırdan uzaklaşılmasınını hukuka aykırı olduğuna,
-Kararların bozulmasına, beraat kararı verilmesine ve sair nedenlere ilişkindir.
Sanık ... müdafi temyiz dilekçesinde özetle;
-Sanık beyanlarının aksine dosyada somut delil bulunmadığına,
-Sanığın B.Ş'nin örgütsel durumundan haberinin olmadığına,
-Sanığın çocukluk arkadaşına yardımcı olmaktan başka herhangi bir fiili bulunmadığına,
-Ev aramasının yapıldığı evin aile evi olduğuna ve ele geçen kitapların sanığa özgülenmesinin hukuka aykırı olduğuna,
-Kararların bozulmasına, beraat kararı verilmesine ve sair nedenlere ilişkindir.
Sanık ... müdafiileri temyiz dilekçelerinde özetle;
-Sanığın örgütün talimatları ile hareket etmediğine, aksine istenenleri yapmadığı için baska altına alınmak istendiğine,
-Sanığın örgüt üyesi olduğunu ortaya koyan somu delil bulunmadığına,
-HTS ve dijital materyal incelemelerinde sanık aleyhine delil bulunmadığına,
-Çelişen iddialar gerekçe gösterilerek hatalı karar verildiğine,
-Kararların bozulmasına, tahliye kararı verilmesine ve sair nedenlere ilişkindir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı dilekçesinde özetle;
-Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine,
-Kararın belirtilen sanıklar aleyhine bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... hakkında;
Her ne kadar silahlı terör örgütü PKK/KCK'ya yardım ve yataklık etme suçundan kamu davası açılmış ise de; sanık ...'ın Diyarbakır merkez'de ikamet etmesine ve köyünün Diyarbakır Çınar ilçesinde bulunmasına rağmen Ankara'da milletvekillerine yapılması planlanan suikast dahilinde silahlı terör örgütünün sözde özel kuvvetlerinde görev yapan ... kod M. Y.'ı Şanlıurfa otogarına götürmek için 2 gün üst üste Lice ilçesi ... köyüne gitmiş olması, ... kod adlı örgüt üyesine yolda güvenlik güçlerince çevirme olursa "benim akrabam derim" ya da "yoldan aldım derim haberiniz olsun diyerek akıl vermesi, yapılacak suikast sonrası Diyarbakır'a dönecek olan terör örgütü üyelerinin yakalanmalarının önlenmesi ve saklanmaları için kendi adresini vermiş olması hususları birlikte gözetildiğinde eylemin silahlı terör örgütü milislik faaliyetleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yargılama esnasında dosyaya gider etkin pişmanlıkçı B. Ç.'in hükme esas alınan beyan ve teşhislerinde de sanığın eylem başarılmamış olsa bile sanığın terör örgütü adına şehir içinde silahlı ve bombalı eylemleri için keşif faaliyetlerine de katıldığı, sanığın silahlı terör örgütü içinde milis yapılanmada olduğunun anlaşılması nedeni ile B. Ç.'in kolluktaki anlatımlarının milis yapılanma oluşumuna uygun olduğu, sanık ...'nin adli sicil kaydına dayanak kesinleşmiş ve infaz edilmiş mahkumiyetine dayanak karar da sanığın silahlı terör örgütünün daha önce bir kahvehane taraması olayında örgüte ait silahları ve örgüt mensuplarını saklamış olduğunun tespit edildiği, bu itibarla her ne kadar sanık ... hakkında açılan davada iddianame sevk maddesi kısmında silahlı terör örgütü PKK/KCK'ya yardım ve yataklık etme suçundan cezalandırılması istenmiş ise de; yapılan yargılama, toplanan deliller sonucunda; sanık ...'ın silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın "MİLİS YAPILANMASI" dahilinde faaliyet gösterdiği ve terör örgütünün hiyerarşisi altında olup terör örgütüne organik olarak bağlı olduğu ve silahlı terör örgütü üyesi olduğu belirtilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanıklar ... ve ... hakkında;
Diğer sanık babaları ... ile birlikte Diyarbakır Merkez Şehitlik semtinde ikamet etmelerine ve köylerinin Diyarbakır Çınar ilçesinde bulunmasına rağmen Ankara'da milletvekillerine yapılması planlanan suikast planlaması dahlinde silahlı terör örgütünün sözde özel kuvvetlerinde görev yapan ... kod M. Y.'ı Şanlıurfa otogarına götürmek için 2 gün üst üste Lice ilçesi ... köyüne sanık ... ile birlikte gitmiş olmaları, ve 2 nci gün ... Kod adlı M.Y.'ı ... köyündeki bir evden alarak Şanlıurfa iline götürmeleri eylemlerinin silahlı terör örgütü PKK/KCK'ya yardım ve yataklık suçunu oluşturacağı, zira PKK/KCK içinde milislik faaliyetleri yaptığı anlaşılan sanık ...'ın eşi ...'nin(kucağında bebeği ile), oğulları sanıklar Agit ve Alişer'i de yanına almasının " GÜVENLİK GÜÇLERİNİN OLASI YOL KONTROLLERİ SIRASINDA AİLE GÖRÜNÜMÜ" vererek güvenlik güçlerinin şüphelenmesini ve ... kod M. Y.'ın yakalanmasını önlemeye yönelik olduğu anlaşılmakla; sanıklar ... ve ...'ın sabit olan silahlı terör örgütü PKK/KCK'ya yardım ve yataklık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği belirtilmiştir.
Sanık ... hakkında;
Eşi ... ve çocukları ... ve ... ile beraber silahlı terör örgütü üyesi ... Kod adlı M. Y.'ı eşinin sevk ve idaresinde bulunan bir araç ile ... köyünden alarak Şanlıurfa otogarına götürme eylemi nedeni ile silahlı terör örgütü PKK/KCK'ya yardım ve yataklık suçundan kamu davası açılmış ise de; sanığın ev hanımı olup bazıları küçük olan 6 çocuk sahibi olduğu, okur yazar olmadığı, bölgede bazı yerlerde erkek egemenliğinin söz konusu olup eğitim ve kültür seviyesi düşük, ekonomik bağımsızlığı olmayan ev hanımlarının evin reisi olarak kabul ettikleri kocalarının irade ve istemleri dışına çıkmalarının ve iradeleri dışında hareket etmelerinin pek mümkün görülmememesi nedeni ile sanığın kasıt yokluğundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine dair karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında;
Her ne kadar silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın kardeşinin örgütten kaçmış olması nedeni ile sanık ...'ye yönelik yüklü miktarda para vermesi için baskı veya tehditte bulunmuş olduğu bir ihtimal olarak düşünülebilse de; bir baskı olayı meydana gelmiş ise sanık ...'un güvenlik güçlerine başvurup yardım isteme olanağı var iken bunu gerçekleştirmemiş olduğu, bu nedenle kaçınılamaz bir tehdit veya baskıdan dolayı milislik yapmaya zorlandığından da söz edilemeyeceği, esasen milislik faaliyetlerinin özü itibari ile gönülü olmayı gerektirdiği, esasen tek seferlik yardım faaliyetlerinde terör örgütünün bölgede yaşayan halkımıza yönelik tehdit ve baskı ile bir iş yaptırması mümkün iken, milislik(bulundukları yerleşim yerlerinde gönüllü olarak devamlı ve süresiz yardım,yataklık, keşif, istihbarat toplama vs faliyetler) faaliyetlerini yaptırdığı kişilerde ise öncelikle silahlı terör örgütüne tam bağlılık ve sadakati aradığı, Silahlı örgüt yöneticilerinden Porsipi ...'ın ... Kod M.Y.'a bu sanığın adreslerini yazıp verir iken "güvenli evler" olarak nitelendirmiş olması, parola ve karşı parolayı bildirmiş olması nedeni ile sanık ...'un milislik faaliyetlerini zora dayalı değil gönüllü olarak üstlendiği ve sadece bir kez için değil sürekli olarak bu faaliyetleri sürdürme konusunda anlaşmış olduğu zira terör örgütünün zorla iş yaptırdıkları kişileri kendileri açısından "güvenli" olarak görmelerinin mümkün olamayacağı, sanık ...'nin ... (...)(..)... nolu hattında tanımlı " ..." rumuzlu facebook sayfasında da PKK/KCK terör örgütü adına kırsal alanda faaliyet gösterek örgüt mensuplarını sahiplenen fotoğraf ve video paylaşımlarının bulunduğu bu itibarla sanık ...'nin eylemlerini baskı ve tehditler sonucu değil gönülü olarak gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık ...'nin sabit olan silahlı terör örgütü PKK/KCK üyesi olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.
Sanık ... hakkında;
Silahlı Terör örgütü yöneticisi Porsipi ... kod tarafından yazılan ve sanıklar ...'ın ailesine ait olduğu anlaşılan işyeri adreslerinin yazılı olduğu kağıtlar incelendiğinde adreslerden birinde silahlı terör örgütü üyelerinin irtibat kuracakları kişinin sanık ...'ın abisi işyeri sahibi ... olduğu, söz konusu kağıtta sanık ...'nin isminin "..." olarak yazılı olduğu, her ne kadar her iki tekstil işyeri de sanık ...'nin ailesine ait ve sanık ... söz konusu işyerlerinde çalışmış ise de; adreslerin yazılı kağıt parçalarında sanık ...'nin isminin yer almadığı, bu itibarla ...'nin de silahlı terör örgütü adına milislik yapma konusunda silahlı terör örgütü ile anlaşma yaptığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı, vicdani kanaat uyandırır somut delil elde edilemediği, ancak adres yazılı kağıtların birinde sanık ...'un isminin yer alması nedeni ile "güvenli evler" konusunda silahlı terör örgütü üyelerinin irtibata geçecekleri kişinin sanık ...'ın abisi ... olduğunun anlaşılmakla; sanık ...'nin atılı silahlı terör örgütü PKK/KCK üyesi olduğuna dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve vicdani kanaat doğurur delil elde edilmediğinden sanık ...'nin 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında;
Her ne kadar sanık ... hakkında PKK/KCK terör örgütü üyesi Faraşin/... kod adlı B. Ş. ile telefon irtibatının bulunduğu ve B. Ş.'in sanık ...'a ait Ankara'daki adresinde konakladığı belirtilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması ile kamu davası açılmış ise de; sanık savunması, HTS iletişim kayıtları, toplanan deliller ve dinlenen savunma tanık beyanlarından sanık ...'in 25.10.2016 günü saat 22: 09 da sanık ...'i arayarak bir arkadaşının Ankara'ya geleceğini ve evi müsait ise evinde kalıp kalamayacağını sorduğu, sanık ...'in bunu kabul ettiği, bir gün sonra yani 26.10.2016 saat 19: 52 de ...'in sanık ...'ı arayarak Dİyarbakır'dan geldiğini belirterek sanık ...'e nasıl geleceğini sorduğu, sanık ...'in de Aşti'de indiktan sonra Gazi mahallesine gelen otobüs ile Demiryolu Hastanesi önüne gelmesini kendisini orada karşılayacağını ifade ettiği, daha sonra Sanık ...'in terör örgütü üyesi B. Ş.'i alarak evine götürdüğü, B. Ş.'in ...'e Diyarbakır'da lokanta işlettiğini ve Ankara'da lokanta açmak için geldiğini ifade ederek silahlı terör örgütü üyesi olduğunu sanık ...'den gizlediği ve bu şekilde bir müddet sanık ...'in evinde kaldığının anlaşıldığı, HTS kayıtlarının incelenmesinde de sanık ...'in savunmasında belirttiği üzere 25.10.2016 tarihinde sanık ... tarafından aranmasından bir gün sonra ilk kez terör örgütü üyesi B. Ş. ile irtibatının gerçekleşmiş olduğu, daha önceki tarihlerde herhengi bir telefon irtibatının tespit edilemediği, bu itibarla sanık ...'ın B. Ş. isimli şahsın silahlı terör örgütü üyesi olduğunu bilerek kasten onu barındırdığına dair delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın atılı eyleminden dolayı 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince kasıt yokluğundan beraatine dair karar verilmiştir.

Sanık ... hakkında;
Sanık ... Kod M. Y.'ın, B. Ş. silahlı terör örgütü üyesi hakkındaki beyanlarında; PORSİPİ ... KOD'a B. Ş. hakkında bilgi sorduğunda; PORSİPİ ... KOD’un, ... KOD B. Ş. ile ilgili Güney’de yani silahlı terör örgütünün Irak’ın kuzeyinde bulunan kamplarında Özel Kuvvetler biriminde eğitim aldığını ve uzun yıllardır örgüt ile irtibatlı olduğunu beyan ettiğini ifade ettiği, bu itibarla ... KOD B. Ş.'in silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın sözde özel kuvvetler mensubu olduğu, terör örgütü içinde sözde özel kuvvetlere seçilenlerin için terör örgütünde uzun süreli birtakım özel silahlı eğitimlerden geçirildikleri yani B. Ş.'in uzun yıllardır PKK/KCK'nın dağ kadrosunda yer aldığı, sanık ...'in B. Ş. ile çocukluktan beri aynı mahallede arkadaş oldukları ve birlikte okul okudukları, bu nedenle uzun süre önce terör örgütüne katılmış olan B. Ş.'in silahlı terör örgütüne katılmış olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığı, zira sanık ...'ten ele geçen dijital ... Flash Bellek imajına ilişkin Veri ÇIkarma ve inceleme değerlendirme tespit tutanağı içeriğniden; sanığın dijitalinde B. Ş.'in üzerinde arazine çekildiği anlaşılan PKK/KCK silahlı terör örgütü mensuplarının kamuflajlı ve uzun namlulu silahlı fotoğrafının bulunduğu, bu itibarla sanık ...'in B. Ş.'in örgüt mensubu olduğunu bildiğinin kesin kanıtlarla da anlaşıldığı gibi sanığın evinde yapılan aramada silahlı Terör örgütünü PKK terör örgütü adına kırsalda faaliyette bulunan örgüt üyelerinin yaşantılarının konu alındığı yasaklı kitapların ele geçirildiği gibi sanığa ait dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme neticesinde, terör örgütü elebaşısı ... ve diğer örgüt mensuplarının fotoğrafları, örgüt amblemi, kürdistan yazısı ve örgütün kullandığı renkler ile B. Ş. ile çekilen fotoğraflar, terör örgütü PKK'nın bayrağı, öldürülen örgüt mensuplarına ait fotograflar, örgütün dağ kadrosunun yemin merasimine ilişkin fotoğraflar, ...'in elinde tabanca ve örgütün genellikle kullandığı kalaşnikof marka silahla çektirdiği fotoğraflar, terör örgütünün askeri kıyafeti ille çekilen fotoğraflar, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sırasında olaylar sırasında Türk askerinin kafasının AKP'liler tarafından kesildiğine ve PKK'nın elindeki Türk askerlerine ise çay verilip, ikramda bulunulduğuna ilişkin fotoğraf, örgüt yöneticilerinin evlerdeki toplantılarına ilişkin resimleri, örgütün eğitimi sırasında verdiği teorik derslerin bir bölümü olan ''7-Toplumsal Cinsiyetçilik Aile Kadın ve Nüfus Sorunu '' başlığı altında yazılmış bilgisayar yazısı bir ..., örgüt mensuplarının dağda yaşamlarını anlatan ... isimli dergi veya yayından alınan metinler, sanığın B. Ş. ile çektirdiği fotoğraflar gibi örgütsel delillerin bulunduğu, her ne kadar sanıktan ele geçen dijital materyallerde sanığın elinde silahlı fotoğraflar tespit edilmiş ise de; söz konusu fotoğrafların bir evde çekilmiş olduğu ve sanık ...'in silahlı fotoğraf çektirir iken üzerinde günlük sivil kıyafet bulunduğu, fotoğrafa konu söz konusu silahların ele geçmemiş olması ve fotoğraftaki silahların silahlı terör örgütüne ait silahlar olup olmadıkları tespit edilemediği, ve yine fotoğraflarda görülen silahların seri numaralarının fotoğraflar üzerinde yaptırılan incelemeye rağmen tespitinin yapılamadığı için bu silahların terör örgütüne ait silahlar olup olmadığının anlaşılamadığı nedeni ile ...'in silahlı terör örgütü mensubu olduğunun kesin kanıtlarla kanıtlanamadığı, Ancak; Sanık ...'in, terör örgtünün sözde özel kuvvetlerinde görevli ... Kod B. Ş. isimli terör örgütü mensubunu onun örgüt mensubunu olduğunu bilmesine rağmen Ankara ilinde kalması için tanıdığı arkadaşı ... isimli şahsa yönlendirerek orda kalmasını sağlama eyleminin silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık suçunu oluşturacağı belirtilerek mahkumiyetine dair karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimin sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı; beraatlerine karar verilen sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak ise ... hakkında yüklenen suç açısından kastının bulunmadığı, ... hakkında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; sanıklar müdafiileri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Sanıklar ... ve ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde;
a)Sanık ... yönünden;
Örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşik yapısına dahil olduğu saptanamayan sanığın; özellikle kendi ifadesinde ''güvenli ev'' olarak nitelendirilen adresi örgüt mensubuna baskı ve tehdit altında verdiğini beyan etmesi, yine söz konusu adresin daha öncesinde örgüt üyeleri tarafından ''güvenli ev'' olarak kullanılıp kullanılmadığının şüpheye yol açmayacak şekilde tespit edilememesi karşısında; sanığın dosya kapsamına yansıyan sosyal medya paylaşımlarıyla birlikte yargılamaya konu eyleminin bir bütün halinde değerlendirildiğinde ''örgütün amacına hizmet eder nitelikte eylemler olduğu'', bu kapsamda silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, suçun işleniş biçimi, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı ve eylemin niteliği dikkate alındığında yardım suçundan yapılacak indirim oranının altı sınıra yakın şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
b)Sanık ... yönünden;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Mahkeme kabulüne göre örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu saptanamayan sanığın, PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi .../... kod adlı B.Ş.'i Ankara'da yapacağı örgütsel faaliyetler sırasında evinde barınma imkanı sağlaması şeklindeki eyleminin örgütün amacına hizmet eder nitelikte bir eylem olduğu gözetilmeden silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

1.Gerekçe bölümünde ''A'' bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/799 Esas, 2020/1271 sayılı kararında sanıklar müdafiileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE MAHKUMİYET VE BERAAT HÜKÜMLERİNİN AYRI AYRI ONANMASINA,

2.Gerekçe bölümünde ''B'' bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/799 Esas, 2020/1271 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 28.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.