İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 18/03/2020 tarihli ve 2019/329 Esas 2020/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının a, d, h bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 03.03.2022 tarihli ve 2020/1244 Esas 2022/522 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın Temyiz İstemi
Savunma dilekçe hakkı saklı kalmak üzere, kararı temyizine ilişkindir.
Savunma dilekçelerinde suçu işlemediğini belirterek beraatine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay günü hava sıcak olduğu için şikâyetçiler ... ve ...’nın balkonlu odada uyuduğu, şikâyetçi ...’nün kardeşi olan şikâyetçi ...’nın da diğer odada uyuduğu, saat 03.40 sıralarında şikâyetçi ...’in bebeğine mama hazırladığı ve yatağına geçtiği, yatakta sabah ezanının okunmasını beklediği sırada koridorda bir gölge gördüğü, gölgenin yatak odasına doğru gittiğini görünce eşi olan şikâyetçi ...’yü uyandırdığı, sanık ...’un şikâyetçi ...’yü koridorda gördüğü zaman şikâyetçi ...’nün üzerine tornavida ile saldırdığı, sanık ile şikâyetçi ...’nün arasına şikâyetçi ... girince tornavidanın şikâyetçi ...’in koluna saplandığı, şikâyetçi ... ve sanığın boğuşması devam ederken halının kaydığı ve ikisinin de yere düştüğü sırada diğer odada uyuyan şikâyetçi ...’ın geldiği ve şikâyetçilerin sanığı etkisiz hale getirdiği, şikâyetçilerin polise haber verdiği, sanığın üzerinden çıkan şikâyetçilere ait ziynet eşyalarının kolluk görevlilerince şikâyetçilere teslim edildiği, şeklinde olayın gerçekleştiğinin sabit olduğu, her ne kadar sanık aşamalarda suçlamaları kabul etmemiş ise de, şikâyetçilerin beyanları, şikâyetçilerin sanığa iftira atmasını gerektirir aralarında bir husumet bulunmaması, şikâyetçilere ait ziynet eşyalarının sanığın üzerinden çıkması nedeniyle sanığın şikâyetçilere karşı silahla, konutta, gece vakti yağmaya teşebbüs suçundan ilgili hükümler uygulanarak karar verilmiştir.
2.Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dosya içerisinde mevcuttur.
3.Sanığın aşamalardaki ifadelerinde, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanığın 10.03.2022 tarihli temyiz dilekçesi ile daha önce savunma amaçlı vermiş olduğu dilekçesine atıfta bulunarak temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, savunma dilekçesindeki beyanlarının temyiz sebebi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamı, şikâyetçilerin beyanları, sanığın savunmaları, dosya arasında mevcut olan tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 03.03.2022 tarihli ve 2020/1244 Esas 2022/522 Karar sayılı kararında sanık tarafınan öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.