Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ancak;
1)Sanık müdafiinin aşamalarda sanığın psikolojik sorunları olduğunu ve bu hususun araştırılması gerektiğini belirtmesi karşısında, sanığın, TCK'nın 32. maddesi gereğince, "akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış ya da önemli derecede azalmış olup olmadığı" hususu araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2)Sanığın, katılana göndermiş olduğu birden fazla mesaj yoluyla şantaj bulunmasına karşın, TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3)TCK'nın 107. maddesi gereğince kurulan hükümde hapis cezası yanında adl para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.