Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, ve sanığa yüklenen suçların kanun maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık müdafinin duruşma talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 17.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği, savunma hakkının kısıtlandığında, sanığın suçu işlemediğine, soyut delillere daya olarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunun işlendiği konusunda şüphe olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Dava konusu olay, sanığa ait "... İletişim" isimli şirketin kullanımında olan telefon numarasını ile katılana ait cep telefonu numarası tespit edilemeyen bir şekilde hukuka aykırı olarak ele geçirildikten sonra katılanın arandığı ve telefondaki kişinin HSBC Bank tüketici heyeti departmanından aradığını, 1 yıl önce tüketici hakem heyetine yaptığı başvurunun olumlu sonuçlandığını, hesabına 800,00 TL yatıracaklarını ancak bunun için kart bilgilerinin gerekli olduğunu söylediği, bu şekilde katılanın iradesi fesada uğratılıp katılana ait, HSBC Bank tarafından verilme kredi kartı kart bilgileri elde edilip, bu bilgiler kullanılarak katılanın rızası olmaksızın 1800,00 TL tutarında alışveriş yapıldığı, bu suretle sanığın, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.

1. Sanık hakkında başkasına banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Mahkemenin kabul, uygulama ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki beyanları, sanığın tevilli ikrar yollu savunmaları, banka cevabi yazıları, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin, temyiz taleplerinin reddine, sanığın adli sicil kaydına göre, mahkumiyetlerine esas ilamların cinsel taciz ve tehdit suçlarından doğrudan verilmiş adli para cezalarına ilişkin olup miktarları itibarı ile kesin nitelikte oldukları ve 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacakları gözetilmeden sanık aleyhine tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi isabetli bulunmamış ise de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Sanık hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrasında, başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimsenin kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlaması halinde cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olay incelendiğinde; mağdura ait telefon numarası ne şekilde ele geçirildiği tespit edilemeyen bir şekilde ele geçirildikten sonra mağdurla telefonla konuşulmak suretiyle kredi kartı bilgileri elde edilip haksız kazanç sağlamak şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Bu tespite göre, mağdurun telefon numarası ve kredi kartı bilgileri kullanılarak haksız yarar sağlandığı somut olayda, mağdura ait telefon numarasının hukuka aykırı olarak ele geçirildiği konusunda şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilip, kredi kartı bilgilerinin ele geçirilmesi konusunda ise eylemin geçitli suç özelliği göz önünde bulundurularak sanığın hakkında kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi ve mahkemenin kabul ve uygulamasına göre de sanığın adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas alınan ilamların cinsel taciz ve tehdit suçlarından doğrudan verilmiş adli para cezalarına ilişkin olup miktarları itibarı ile kesin nitelikte oldukları ve 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacakları gözetilmeden sanık aleyhine tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

1.Gerekçe bölümünün birinci bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli, 2016/162 Esas, 2016/575 Karar sayılı başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükmüne ilişkin paragrafların çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli, 2016/162 Esas, 2016/575 Karar sayılı kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçundan kurulan kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.