Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, gerekçeli kararın sanığına tebliğinin usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 29.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.
Dava konusu olay, katılanı, ikamet ettiği mahallede dükkan işletmesi nedeniyle tanıyan sanığın, katılanın dükkanına bir kaç kez gidip tespit edilemeyen bir şekilde kredi kartı ve bilgilerini ele geçirdikten sonra muhtelif zamanlarda nakit çekim ve harcama yapıp fayda sağlamak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
Gerekçeli kararın sanığın son bilinen adresi ya da mümkün olmaması halinde adres kayıt sisteminde bulunan adresi yerine katılanın kovuşturma aşamasında bildirdiği adrese sanık adına 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 inci madddesine göre tebliğ edilmesi nedeniyle, gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilip, temyiz isteminin reddine ilişkin 24.11.2020 tarihli ek karar kaldırılarak inceleme yapılmıştır.
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki beyanları, sanığın aşamalardaki savunmaları, bankaların cevabi yazıları, nakit çekim işlemine ilişkin güvenlik kamera görüntüleri ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın somut bir nedene dayanmayan temyiz talebi yerinde görülmemekle kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2015 tarihli, 2015/110 Esas, 2015/684 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.