Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 16.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 9 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, suçu işlemediğine ilişkindir.
Dava konusu olay, sanığın mağdura ait kredi kartı bilgilerini ele geçirip, internet üzerinden çeşitli iş yerlerinden alışveriş yapmak suretiyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
Olayın intikal şekli ve zamanı, banka cevabi yazıları, mağdurun aşamalardaki beyanları, sanığın aşamalardaki savunmaları, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı cevabi yazısı, suça konu harcamanın yapıldığı iş yerlerinin cevabi yazıları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği görülmekle, sanığın sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
Bununla birlikte, sanığın kovuşturma aşamasında talimatla alınan ifadesinde '...' adlı internet sitesinden yaptığı alışverişlere ilişkin ödeme yaptığını, diğer firmalardan ise kendisi ile iletişime geçen olmadığı için zararlarını karşılayamadığını savunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın ... adlı e-ticaret sitesinin uğradığı zararını giderip gidermediği şüpheye yer bırakılmaksızın tespit edilip, diğer iş yerlerinin zararlarını da gidermesi için yeterli süre verildikten sonra sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 nci maddesinin beşinci fıkrası yollamasıyla 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 20. Asliye Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli, 2015/545 Esas, 2016/196 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.