HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/584 Esas, 2016/278 Karar sayılı kararı ile;
A. Sanık ... Hakkında
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında
5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında mahkûmiyeti gerekirken beraat hükmü kurulması ve araç hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiği sebepleri ile sınırlıdır.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi, verilen cezanın ağır olduğuna ve re'sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.
1.Olay tarihinde sanık ...'ın idaresindeki, sanık ...'un ise yolcu olarak bulunduğu tırda Şanlıurfa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/2548 Değişik iş sayılı önleme arama kararı ile yapılan aramada dorsenin sırt olarak tabir edilen taban bölümünde yer alan sunta levhaların altındaki doğal boşluklara yerleştirilmiş halde 250 karton kaçak sigara ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2.Sanık ... tüm aşamalarda kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu, diğer sanık ...'ın haberi olmadan araca yerleştirdiğini beyan etmiş, sanık ... ise tüm aşamalarda kaçak sigaralardan haberi olmadığını beyan etmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Olay tarihinde sanık ...'ın idaresindeki, sanık ...'un ise yolcu olarak bulunduğu tırda Şanlıurfa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/2548 Değişik iş sayılı önleme arama kararı ile yapılan aramada dorsenin sırt olarak tabir edilen taban bölümünde yer alan sunta levhaların altındaki doğal boşluklara yerleştirilmiş halde 250 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ... aşamalarda kaçak sigaralardan haberdar olmadığını beyan etmiş ise de, sigaraların ele geçiriliş şekli ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın diğer sanık ile iştirak halinde sigaraları naklettiği gözetilmeksizin, atılı suçtan mahkûmiyeti yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilerek beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
İddianamede müsaderesi talep edilmeyen ve mahkemece de herhangi bir hüküm kurulmayan nakil aracı hakkında incelemeye konu hüküm bulunmadığından bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra
olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
2. 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/584 Esas, 2016/278 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafi ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.