Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/340 Esas, 2015/1024 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık temyizinde özetle; verilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
1.Sanıklar ...ile...'ün sahte çek kullandığı iddia ve kabul edilmiştir.
2.Sanıklar savunmalarında özetle; çekin sahte olduğunu bilmediklerini savunmuştur.
3.Uzmanlık raporunda özetle: çekin, renkli fotokopi/ printer özellikleri taşıdığı, tamamen sahte olduğu, hüsnüniyetli kişiler bakımından aldatma kabiliyetini haiz olduğu, 2. ciranta “... yazısı ve imzasının” sanık ...’un elinden çıktı belirtilmiştir.
4. Mahkemece temyiz dışı sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ...'un yukarıda açıklanan şekilde mahkûmiyetine karar verilmiştir.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren ... 1. Asliye Ceza mahkemesinin 16.07.2013 tarihli ve 2013/304 Esas, 2013/519 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2013 tarihli ve 2012/59 Esas, 2013/36 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 5 ay hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması,
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına 6352 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktarın altında kaldığı gözetilmeden hazineye yükletilmesi yerine, sanıktan tahsiline karar verilmesi,
5. Suç tarihinin sanık ... bakımından 02.03.2015 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 03.03.2015 şeklinde hatalı gösterilmesi,
Nedenleriyle sanık hakkındaki hüküm hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde (2), (3), (4), (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/340 Esas, 2015/1024 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafın "... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/59 Esas - 2013/36 Karar 22/01/2013 gün sayılı ilamı ile verilmiş 5 ay hapis cezasının 25/03/2013 tarihinde kesinleştiği" şeklindeki kısmın çıkartılarak yerine "... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/304 Esas, 2013/519 Karar sayılı kararı verilen 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası hapis cezasının 10.09.2013 tarihinde kesinleştiği" şeklindeki ibare eklenmesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin paragraf çıkartılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek sureti ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına" şeklindeki paragrafların eklenmesi, yargılama giderlerine ilişkin paragraftaki "sanıklardan eşit olarak tahsiline" ibaresinin çıkarılıp yerine "hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den daha az olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hazineye yükletilmesine" ibaresinin yazılması, gerekçeli karar başlığında yer alan suç tarihine "sanık ... bakımından 02.03.2015" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.