SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/181 Esas, 2015/460 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanık ... hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine,

2. Sanıklar ... ile ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,

3. Sanıklar ... ile ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; Sanıklar ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat; sanıklar ... ile ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin onanmasına; sanıklar ..., ... ile ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerinin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık ...'nin temyiz isteği; eksik incelemeye ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suçun sübut bulmadığına, yasal unsurlarının oluşmadığına ve eksik incelemeye ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sübut bulan sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından; sanıklar ... ile Nihat hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

1.Sanık ...'ın, borcuna karşılık vermek için sahte bir çek temin etme arayışına girdiği, bu kapsamda aynı fikir ve eylem birliği içinde hareket eden sanıklardan ...ın eski ortağı ve arkadaşı olan sanık ... ile irtibat kurarak kendilerine sahte bir çek temin etmesini istedikleri, bunun üzerine sanıklar Nihat,... ve ...'nin, sanık ...'in kullandığı oto ile... ilçesine gittikleri, 4.000,00 TL bedel karşılığında sanık ...'den, ön yüzündeki yazıları yazılmış, keşideci yerine imza atılmış, arka yüzüne tanık ...... sahte cirosu yapılmış vaziyette olan suça konu T. İş Bankası ... Gaziemir Şubesine ait, 28.02.2013 keşide tarihli, 34.720,00 TL bedelli çalıntı çeki satın aldıkları, daha sonra sanık ...'in önceden doğan borcuna karşılık dava dışı ... adlı şahsa ciro ederek verdiği, çekin çalıntı olduğunun anlaşılması üzerine çekin sanık ...'e iade edildiği, bu surette sanıkların iştirak h...nde resmi belgede sahtecilik ve sanık ...'ın aynı zamanda nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiğinin iddia edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık ..., sahte çek almadığını, ancak ...'a sahte çek lazım olduğundan, eski arkadaşı ve ortağı olan ve sahte çek işini yaptığını bildiği ...'ye...'i yönlendirdiğini, arabası ile birlikte...'e gidip...'in, İsmail'den sahte çekleri alıp geldiğini, ne kadar para verdiğini bilmediğini, çekleri kendisi kullanmadığından, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

3. Sanık ..., soruşturma aşamasında, suça konu çeki borcuna karşılık 26.11.2012 tarihinde... Demirtaş'ın bıraktığını, borcuna karşılık ...'e verdiğini, çekin çalıntı olduğunu söyleyince çeki alıp savcılığa teslim ettiğini ve...'in kendine olan borcunu tamamı ile ödediğini beyan etmiş iken kovuşturma aşamasında ise, kimseden çek satın almadığını, ... ve ... isimli kişileri tanımadığını, bu olaydan sonra ... Mand...oğlu ile tanıştığını, sigorta işlerini yapan...'in kendisine 21.000 TL borcu olduğunu, kendisine 33.000 TL civarında bir çek getirdiğini, bununla borcunu ödemek istediğini söyleyerek üstünü verip veremeyeceğini sorduğunu, çekin sağlam olduğunu anlayınca 11.000,00 TL nakit para ödeyerek çeki aldığını, çeki hesabına geçmek istediğinde çalıntı olduğunun ortaya çıktığını, bankaya yanında çalışan ... isimli kişi ile birlikte gittiğini, ...'e herhangi bir borcu olmadığını ve çekin çalıntı olduğunu bilmediğini beyan ederek çelişkili savunmada bulunmuş olduğu belirlenmiştir.

4. Sanık ..., sanıklar..., İsmail ile ...ı tanımadığını, yanlızca sigortacılık yapan...'i tanıdığını, iddia edilenin aksine diğer sanıklar ile birlikte...'e gidip çek satın almadığını, çekin arkasında yazılı telefonu hattını kendisinin kullandığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

5. Sanık ...,...'i arkadaşım olduğundan dolayı tanıdığını, cezaevinden çıktıktan sonra ...'ye borcu olduğundan borç para arayışı içinde olduğunu, kendisinden yardım istediğini, nakit para bulamayınca müşteri çekinin de işini göreceğini söylediğini, yanlarında ... ve eski ortağı Nihat ile ...'nin de olduğunu, ...ın İsmail'i arayarak çek bulmasını istediğini, İsmail'in çek fotokopisini göndermesi üzerine bankadan onay aldığını, çek için İsmail'in 4.000,00 TL ücret istemesi üzerine ...'nin parayı ayarladığını,..., ... ve Nihat ile birlikte...'e çeki almaya gittiklerini, İsmail'in çeki...'e verdiğini, çekin ön yüzündeki keşideci imzasının doldurulmuş olduğunu, imzayı İsmail'in attığını, daha sonra ...'nin, ...... isimli şahsı tanıdığından onun adına sahte ciro yapılıp altına ...'nin telefon numarasının yazılmasının kararlaştırıldığını,...'in eli egzamalı ve kremli olduğundan çekin ön yüzündeki yazı ve rakamlar ile arka yüzündeki ...... cirosu yazılarını kendisinin yazdığını, çekin sahte olduğunu bilmediğini, beraber iş yeri kuracaklarından...'e yardım etmek istediğini beyan etmiştir.

6. Sanık ..., sanıklardan yalnızca ...'ı ortağı olması sebebiyle tanıdığını, kendisini arayarak sahte çek temin etmesini istediğini, ancak kendisinin böyle bir çeki kimseye vermediğini beyan etmiştir.

7. Katılan ..., suça konu çekte keşideci şirket olarak gözüken...İnş. Mlz.Od.Köm.San ve Tic.Ltd.Şti'nin sahibi ve yetkilisi olduğunu, 2012 yılında iş yerine hırsız girip çek koçanlarını çaldığını, suça konu çekin kendilerine ait olduğunu, ancak imza ve yazıların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.

8. Soruşturma aşamasında kriminal uzmanından alınan 07.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu çekin üzerindeki el yazıları, keşideci ve ciranta imzasının ..., ..., ... ile ...... eli mahsulü olmadığı, ön yüzündeki düzenlemeye ilişkin el yazıları ve keşideci imzası, çekin arka yüzündeki ...... yazısının ... eli mahsulü olduğu rapor edilmiş.

9. Tanıklar E.Y., ile E.A.'nın anlatımların, kolluk tutanakları ve sanıkların güncel adli sicil kayıtlarının dosya arasında olduğu tespit edilmiştir.

10. Yapılan yargılama neticesinde, sanıklar İsmail ile Abdulaziz'in üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinden mahkumiyetlerine; sanıklar ... ile ...'ın suça iştirak ettiklerine dair kesin, açık ve inandırıcı delil bulunmadığından resmi belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı beraatlerine; sanık ...'in ise suç kastı bulunmadığından üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı beraatine dair temyiz incelemesine konu hükümler kurulmuştur.

11. Suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

A. Sanıklar ... ile ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

1. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu suçun 765 sayılı Kanun'un 503 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olması ve bu suçun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, bu suç yönünden mahkemesince uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olduğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... ile sanık ... müdafiinin yerinde bulunmayan temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ile sanık ... müdafiinin yerinde bulunmayan diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B.Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik; Sanıklar ... ile ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

1. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 15.03.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

2. Sanıklar ... ile ... hakkında kurulan hükümler yönünden;

Sanık ...'ın tevil yollu ikrar içeren savunması, sanık ...'in... ilçesine çek almaya gittiklerinde sanık ...'nin de yanlarında olduğuna ve adına sahte ciro yapılan şahsı sanık ...'nin tanıdığına yönelik savunması, çekin arka yüzeyinde bulunan telefon numarasının sanık ...'nin fiili kullanımında olduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar ... ile ...ın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettikleri anlaşılmakla, atılı suçlardan mahkumiyetleri yerine beraatlerine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Sanıklar ... ile ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/181 Esas, 2015/460 Karar sayılı kararında sanık ... ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik; Sanıklar ... ile ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/181 Esas, 2015/460 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.