Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı arasında 28.07.2015 tarihinde 5 yıllık süre ile Derebağ Şelalesi tabiat parkı günü birlik kullanım alanı sözleşmesi ile davacının işletme hakkını devraldığını ve sözleşme gereği tabiat parkı içindeki sosyal tesislerin Orman ve Su İşleri Bakanlığı Kayseri Döner Sermaye İşletmesi adına davalı sigortaya 10.09.2016-10.09.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere süper kobim paket poliçesi yaptırdığını, poliçe bedelini davalı sigortaya ödediğini, 2017 yılında Türkiye genelinde olduğu gibi İç Anadolu Bölgesinde mevsim normallerinin üzerinde bir kar yağışının meydana geldiğini, bu kar yağışının uzun süre devam etmesi nedeniyle tesisin bulunduğu bölgenin güney batı kısmında bulunan vadide çığ meydana geldiğini ve bu karın tesisin ön kısmından dereye kadar indiğini, meydana gelen çığın tesise bir zarar vermediğini, sigorta şirketince bu durumun da tespit edildiğini, daha sonra kar yağışının devamı nedeniyle tesisin çöktüğünü, çığ hasarının da teminat kapsamında olduğunu, poliçede teminat dışı olduğunun belirtilmediğini, hasarın ödenmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 264.797,90 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ekspertiz incelemesinde yoğun kar yağışına bağlı olarak sigortalı tesis çevresinde biriken karın zamanla kayma eğilimi göstererek oluşturduğu çığın dava konusu hasara sebebiyet verdiğini, ancak poliçede çığ hasarlarına dair teminatın bulunmadığını, bununla birlikte hasarın poliçede yer alan kar ağırlığı klozuna uygunluk göstermediğinin tespit edildiğini, bu sebeplerle dava konusu hasarın teminat dışı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile 03.01.2017 tarihinde Yahyalı çevresinde meydana gelen yoğun kar yağışı neticesinde davacının sigorta şirketine hasar başvurusu yaptığı, sigorta şirketi tarafından gönderilen eksperin olay yerine kar yağışı nedeniyle ancak 18.01.2017 tarihinde gidebildiği, eksperin gittiği tarihten bile sonra kar kütlesinin günden güne artması sonucu oluşan nihai zararın sigorta şirketi tarafından "hasarın yoğun kar yağışı sonrası eğime bağlı olarak kar hareketinin başlattığı çığ düşmesi sonucu meydana geldiği" gerekçesi ile sigorta kapsamı dışında değerlendirildiği olayda; davaya konu numaralı Süper Kobim Paket Poliçesi içeriğinde teminatlar kapsamında kar ağırlığı klozunun da mevcut olduğu, poliçe teminatlarının detayları arasında davalı tarafın savunmalarını destekleyecek bir açıklamanın bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafın hasarın teminat dışında kaldığına dair değerlendirmesinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 5.4'te geçen "Sözleşmede yer alan bir hükmün açık ve anlaşılır olmaması veya birden çok anlama gelmesi halinde bu hüküm tüketicinin lehine yorumlanır" ibaresine aykırılık teşkil ettiği, nihayetinde hasarın günlerce artarak büyüyen bir kar kütlesinin ağırlığından dolayı meydana geldiği, sigorta kapsamına dahil olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 145.700,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 06.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının talebinin poliçe genel ve özel şartları gereği teminat dışında olduğunu, ancak bilirkişi raporunda sözleşmede yer alan bir hükmün açık ve anlaşılır olmaması halinde tüketici lehine yorumlanması gerektiğinden bahisle teminat dışı olan hasarın tüketici lehine yorumlanması gerektiği yönünde kanaat oluştuğunu, bu hususun hatalı olarak değerlendirildiğini ve mahkemece işbu raporun hükme esas alındığını, itirazları üzerine alınan yeni bilirkişi raporunda itiraz dilekçesinde yer verilen hususların incelenmediğini, bu sebeple eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava, davalı ... şirketine sigorta poliçesi ile sigortalı sosyal tesisin çökmesiyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olup bu tip uyuşmazlıkların tarafların kabulünde olan sigorta poliçesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, poliçeye göre sigorta ettiren davacı olup lehine sigorta yaptırılan yani sigortalının ise "Orman ve Su İşleri Bakanlığı Kayseri Döner Sermaye İşletmesi olduğu, davacı ile idare arasındaki kira sözleşmesinin kiralanan Derebağ Şelalesi Tabiat Parkının sosyal tesislerinin doğal afetlerden koruyucu önlemleri almak amacıyla masrafı kiracıya ait olmak üzere lehdarı idare olmak kaydı ile sigorta ettirmekle kiracının yükümlü kılındığı, davacı ... ettiren durumunda ise de tazminat talep hakkının lehdara ait bulunduğu, poliçenin bu içeriğine göre hasardan dolayı yapılacak tazminat ödemesinde, ödemenin sigortalıya yapılması gerektiğinden davacının sigorta ettiren olarak aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; idare ile aralarındaki sözleşme gereği idare adına sigorta yaptırdıklarını, ve primini davacının ödeğini, 03.01.2017 tarihinde Kayseri ili Yahyalı çevresinde meydana gelen yoğun kar yağışı neticesinde bu tesisin kar ağırlığı nedeniyle hasara uğradığını, tesiste meydana gelen hasarın teminat dahilinde olduğunu, kar ağırlığı nedeniyle meydana gelen bu hasarın Orman ve Su İşleri Bakanlığı VII. Bölge Müdürlüğü ile yapılan sözleşmenin 68 inci maddesi gereğince yaptırıldığını ve buna ilişkin faturanın dosya içerisinde mevcut olduğunu, sözleşmenin bu maddesi gereğince davacının taraf ve dava ehliyeti bulunduğu belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... şirketine sigortalı sosyal tesisin çökmesiyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 ve 1454 üncü maddeleri.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dosyanın incelemesinde; Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından davacı şirkete riziko adresinin de içinde bulunduğu Derebağ Şelalesi tabiat parkının işletme hakkının sözleşme ile verildiği, anılan 28.07.2015 tarihli sözleşmenin 43 üncü maddesinde “işletme, sözleşme ile teslim edilen ve yapı kullanım izin belgesine sahip olan mevcut bina ve tesisleri, teslim tarihinden itibaren, yangın ve benzeri hasarlara karşı en geç bir ay içinde idare adına sigorta ettirmek ve sözleşme süresi sonuna kadar muhafaza etmek zorundadır” hükmünün bulunduğu, buna istinaden Derebağ Şelalesi Tabiat Parkı sınırları içerisindeki sosyal tesislerin Orman ve Su İşleri Bakanlığı Kayseri Döner Sermaye İşletmesi adına Mapfre Genel Sigorta A.Ş. Acenta No: Poliçe No: poliçe numarası ile 10.09.2016 – 10.09.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Süper Kobim Paket Poliçesi ile sigortandığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan Derebağ Şelalesi Tabiat Parkı sınırları içerisindeki restoran cafe lokanta emtialarına ilişkin olarak davacı ... adına Mapfre Genel Sigorta A.Ş. Acenta No: Poliçe No: poliçe numarası ile 10.09.2016 – 10.09.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Süper Kobim Paket Poliçesi yapıldığı görülmektedir.
Mevcut durumda riziko adresinde davalı nezdinde iki adet poliçe bulunduğu, bu poliçelerden birinde davacı şirketin taraf olduğu, davacı şirketin tarafı olduğu poliçenin ise Derebağ Şelalesi Tabiat Parkı sınırları içerisindeki restoran cafe lokanta emtialar için yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde davacı şirketin taraf olduğu söz konusu poliçe yönünden davacı şirketin aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, sadece davacı şirketin tarafı olduğu poliçe yönünden değerlendirme yapılıp, zararın poliçe kapsamında olup olmadığı, poliçe kapsamında ise zararın kapsamı ve miktarı yönünden esastan inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, her iki poliçe yönünden tek değerlendirme yapılarak davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmayıp hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan sebeple;

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, kararının bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.