Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2016/125 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; mahkemece hakkında verilen hükmün bozulmasına ilişkindir.

1. Olay tarihinde Yunus Ekiplerinin ...Caddesinde durumundan şüphelenerek durdurdukları sanığın kendi fotoğrafına havi ...'a ait kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş sahte sürücü belgesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2. ... Kriminal Polis Laboratuvarının 05.11.2015 tarihli raporuna göre; suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatıcılık özelliğinin mevcut olduğu tespit edilmiştir.

3. Mahkemece suça konu belgenin duruşmaya getirtildiği, özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği aldatıcılık özelliğinin mevcut olduğu gözlemlenmiştir.

4. Sanığın esas itibarıyla belgede sahtecilik suçunu işlediğini kabul ettiği savunması yanında, olaya dair tutanak, mahkemece belge üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme, suça konu belge ile ilgili kriminal rapor kapsamı ve tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2016/125 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.12.2023 tarihinde karar verildi.