Sanık hakkında;TCK’nın 157/1, 62/1,52/2,51,53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin bozma ilamı üzerine, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, usulüne uygun uzlaşmanın gerçekleşemediği belirlenerek yapılan incelemede;
Suriye uyruklu katılanın 4 ay önce Türkiye'ye geldiği, teyzesinin oğlu ... vasıtasıyla tanıdığı Suriyeli sanık ve onun arkadaşı ...'un kendilerinde 133 adet reşat altını olduğunu ve bunu ucuz fiyatla satabileceklerini söyleyip olay günü birlikte ...'a geldikleri katılanı ikna etmek için 1 adet gerçek altını ...semtinde bir kuyumcuya götürdükleri ve 500 TL fiyat aldıkları daha sonra ...'deki bir kuyumcunun da 530 TL değer biçtiğ, bu şekilde sanığın katılanı kandırıp 133 adet sahte altını 9500 Euro'ya sattığı,17.11.2014 günü katılanın altınlardan birini satmak için...semtinde kuyumcuya götürdüğünde sahte olduğunu anladığı, katılanın ...'ye döndüğü ve 18.01.2015 günü ... civarında sanığı görünce yakalayıp devriye görevi ifa eden görevlilere teslim ettiğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan beyanı ve dosya kapsamından; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmakla; sanığın mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1,2 ve 4. numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlayarak yürürlüğe girdiğinden koşulların oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafisinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.