SAYISI: İHK-2022/17475

SAYISI: K-2022/26090

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan müvekkiline plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın 28.01.2018 tarihinde çarpması neticesinde davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili talebini 47.390,58 TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç ile ilgili bilgi ve belgeye rastlanmadığını, kaza gününde tutanak tanzim edilmediğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 faiz oranının kullanılmasını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT de belirtilen miktarın 1/5'i oranı olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 28.01.2018 tarihinde faili meçhul aracın çarpması neticesinde malul kaldığını beyan ederek sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim edilen raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı ve davacının %8 oranında maluliyeti olduğunun belirtildiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14'üncü maddesinin 2.b bendi ile Güvence Hesabının sorumluluğunun düzenlendiği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre kazanın oluşumunda davacının kusurunun olmadığı, dosyanın sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesi amacıyla bilirkişiye tevdi edildiği ve 47.390,58 TL tazminat miktarının belirlendiği, davacının talebini artırdığı gerekçesi ile talebin kabulüne ve 47.390,58 TL'nin 30.09.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kazanın kanıtlanamadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin dikkate alınması gerektiğini, kusurun kanıtlanamadığını, maluliyet raporunun geçersiz olduğunu, vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının karara itiraz ettiği, davacının sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın çarpması neticesinde Adana ... Hastanesinde acil servise alınarak tedavi gördüğü, savcılık tarafından şüpheli için daimi arama kararı verildiği, kaza ve yaralanmanın farklı bir şekilde olduğunun ileri sürülmüş ise de kanıtlanamadığı, bu nedenle bu yönde yapılan itirazın yerinde olmadığı, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği, hazırlık soruşturması aşamasında görüşüne başvurulan kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen 29.08.2018 tarihli raporda olay yeri krokisi,ifadeler ve olay yeri koşulları göz önüne alınarak kazaya karışan ve aracıyla geriden gelerek çarpan sürücünün tam kusurlu, seyyar araba tablasını iterek sürmekte olan davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, aktüer raporun Yargıtay içtihatlarına uygun olarak hazırlandığı, vekalet ücretinin nispi ve tam oranda verildiği ancak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 Maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının kabulü gerektiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen 16.02.2022 - K-2022/26090 sayılı karara karşı davalı ... vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Kararın (5. Karar) bölümü (3) nolu bendinin kaldırılarak yerine; “3- Başvuru sahibi vekille temsil edildiğinden 5684 sayılı Kanunun 30/17'nci, Yönetmeliğin 16/13'ncü ve AAÜT 17/2'nci maddesi uyarınca takdir edilen 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere dayalı olarak kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı 28.01.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51,54 üncü maddeleri,, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği 9/d maddesi.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının kaza tarihinde trafik kazası nedeni ile devlet hastanesi acil servisinde tedavi görmüş olmasına, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmış olmasına, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına göre davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.