Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında Yolbaşı Köyü çalışma alanında 172 ada 6 parsel ... 3.892,79 ve 172 ada 6 parsel ... 3.188,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., tarafından davalı ... aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan men'i müdahale davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parseller tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.10.2012 tarihli ve 2012/1938 Esas, 2012/8097 Karar ... ilamı ile "... Davacı, davalı tarafından yapılan başvuru üzerine Kaymakamlıkça aleyhine verilen men kararı nedeniyle el atmanın önlenmesi davası açmıştır. 172 ada 6 ve 7 parsel ... taşınmazlar da sözü edilen bu davanın kapsamında kaldıkları gerekçesiyle malik haneleri açık bırakılmak sureti ile tespit edilmiş ve açılan dava görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine aktarılmıştır. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 27 inci maddesi gereğince kadastro hakimi genel mahkemelerden gelen dava dosyası ile kadastro tutanağını birleştirip aynı Kanun'un 11 inci maddesi hükmünce askı ilanını yaptırmak, ilan süresi bittikten sonra da duruşmaya başlamak zorundadır. Somut olayda, dosyada Mahkemece askı ilanının yaptırıldığına dair bir kayıt bulunmamaktadır. Hal böyle olunca askı ilanı yapılmadan davanın esasına girilerek karar verilmesi isabetsiz olduğu..." gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, davalının parseli olan 172 ada 6 parselin 04.06.2015 havale tarihli Fen Bilirkişisi raporuna göre davacıların parseli olan 172 ada 7 nolu parsele, raporun ekinde belirtilen (A) harfi ile gösterilen 11,60 m2 kadar tecavüzü bulunduğu, öte yandan yine aynı rapora göre davacıların parseli olan 172 ada 7 nolu parselde Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yapılan kamulaştırma neticesinde bu parselin 1620 m2 lik kısmının karayoluna terk edilmiş olup, yapılan inceleme neticesinde "S" şeklinde eski yolun tapu kaydında doğusunda ve güneyinde Akkuş-Niksar yolu olduğu ve büyük bir kısmının kamulaştırılan karayolu sınırları içeriisnde kaldığı ve bir kısmının da davacıların parseli olan 172 ada 7 nolu parselde kaldığı belirtilmiş hesaplanan yüzölçümü 124,91 m2 olduğu, ancak tapu kaydında eski yol olarak okunmadığından bu tapu kaydı kapsamında kalmadığının belirtildiği, tüm bu sebeplerden dolayı 27/05/2015 tarihli keşifte alınan beyanlar ile 04.06.2015 havale tarihli fen bilirkişisi raporunun hüküm kurmaya yeterli olduğu belirtilerek, davanın kabulüne, davalının, davacıların parseli olan ... ili Akkuş ilçesi Yolbaşı Mahallesi Tifidüzü mevkinde kain 172 ada 7 nolu parsele 04.06.2015 havale tarihli, fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporun eki krokisinde (A) harfi ile belirtilen 11,60 m2 lik müdahalenin menine, dava konusu ... ili Akkuş ilçesi Yolbaşı Mahallesi Tifidüzü mevkinde kain 172 ada 6 parsel ... taşınmazın 3.892,79 m2 yüzölçümü ile ... adına mülkiyet hanesi doldurulmak suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, 172 ada 7 parsel ... taşınmazın 3.188,79 m2 yüzölçümü ile toplamda 2 hisse kabul edilerek 1/2 hissesi ... adına, 1/2 hissesi ... mirasçıları adlarına elbirliği halinde mülkiyet hanesi doldurulmak suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.