Mahkûmiyet, kaçak eşyanın imha suretiyle müsaderesi

Suça sürüklenen çocuk hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi; suça sürüklenen çocuk hakkında hapis cezasının ertelenmesine dair verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebebi; müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılan kurum lehine maktu vekâlet ücreti yerine dilekçe yazım ücreti verilmesi gerektiğine ve müvekkilinin kurum zararını gidermesine rağmen bu hususun göz önüne alınmaması nedeniyle verilen

kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Olay tutanağına göre, 30.03.2015 tarihinde kaçak sigara satıldığına dair ihbar üzerine olay yerine gidildiği, suça sürüklenen çocuk ...'in tezgâhın yanında bulunduğu ve kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu beyan etmesi üzerine toplam 167 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk savunmasında, kaçak sigara satarken yakalandığını beyan etmiştir.

Alınan kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun kaçak sigara satarken yakalanması ve savunmalarında da üzerine atılı suçu işlediğini ikrar etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;
1.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, suça sürüklenen çocuğa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı hesaplanarak kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödeme yapması halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltılması,

2.Suça sürüklenen çocuk hakkında sonuç olarak 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,

3.5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ek savunma verilmek suretiyle kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.