Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.11.2014 tarih ve 2014/20061E., 2014/14943 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.02.2006 tarihinde davalılardan ... ...Turizm Şirketinin araç maliki davalı ...'ın sürücüsü bulunduğu ve diğer davalı ...Ş'ye zorunlu trafik sigortalı bulunan davacı müvekkilinin de yolcu olarak bulunduğu aracın dava dışı araç ile çarpışması suretiyle trafik kazası meydana geldiğini, davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden maddi tazminata esas olmak üzere poliçe teminat limitleri dahilinde, temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Turizm Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin adresinin ... olduğunu, davanın bu yönden yetkisizlik nedeniyle ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/384 Esas sayılı dosyası kesinleşmediğinden Yargıtay aşamasının sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini, davacının iş gücü kaybına ilişkin herhangi bir belgeyi dosyaya sunmadığını, ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminat talebinin fahiş olup davacının sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 34 VR 3010 plakalı aracın davalı şirket nezdinde Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğundan bahisle maluliyet tazminatı talep ettiğini, zararın Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası teminatı kapsamında olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun olmadığını, Karayolu Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin Anadolu Sigorta A.Ş tarafından düzenlendiğini, talebin öncelikle bu poliçeden karşılanması gerektiğini, bu sebeplerle davalı şirket hakkında açılmış olan bu davanın reddi gerektiğini, aksi takdirde müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davalı şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, davacı tarafın öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, bunun için de ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiğini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmeyeceğini, davacı tarafın sürekli maluliyet halinde zararını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca davalı şirketin manevi tazminattan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.10.2013 gün ve 2013/313 Esas ve 2013/471 Karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya Bakırköy 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş, Mahkemenin 11.06.2014 tarihli ve 2014/32 Esas, 2014/199 Karar sayılı kararı ile ... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.

Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.11.2014 tarih ve 2014/20061 E., 2014/14943 K. sayılı ilamında özetle; "...Somut olayda, dava HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra 05.7.2013 tarihinde açılmış olup, HMK'nın 16. maddesi hükmüne göre davacının ikamet ettiği yerleşim yeri mahkemesi de yetkili mahkemeler arasında bulunduğundan, mahkemece davalı tarafın yetki itirazının reddine karar verilip işin esasına girilerek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2019 tarih ve 2015/263E. -2019/511 K. sayılı kararı ile; davalı ...Ş yönünden açılan davanın reddine, maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile toplam 30.574,93 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ...Turizm Tic. Ltd. Şti. ile ... yönünden kaza tarihi olan 12.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ...Turizm Tic. Ltd. Şti. ile ... yönünden kaza tarihi olan 12.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin 10.05.2019 tarih ve 2015/263 Esas 2019/511 Karar sayılı kararına yönelik yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme üzerine mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de Bakırköy (Kapatılan) 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.06.2014 tarih ve 2014/32 Esas 2014/199 Karar sayılı kararı ile ... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle verilen yetkisizlik kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.11.2014 tarih ve 2014/20061 Esas 2014/14943 Karar sayılı ilamı ile işbu kararın bozulmasına karar verilmiş olduğundan kanun yolu bakımından ilk incelemenin Yargıtay nezdinde yapıldığı anlaşılmakla mahkemenin işbu kararının Yargıtay denetimine tabi olduğu değerlendirilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...Ş yönünden açılan davanın reddine, maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile toplam 30.574,93 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ...Turizm Tic. Ltd. Şti. ile ... yönünden kaza tarihi olan 12.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ...Turizm Tic. Ltd. Şti. ile ... yönünden kaza tarihi olan 12.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; somut olayda davacının yolcu olarak bulunduğu otobüsün yapmış olduğu kazadan dolayı uğradığı cismani zarar talebini Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısına yönelttiğini, davalı ... zarara sebebiyet veren otobüsün Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğuna göre diğer sorumlular ile birlikte zarardan Karayolları Trafik Kanunu'nun 88 ve TBK 61/1 maddesi gereği müteselsil sorumlu olduğundan Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesine dayalı bu başvuruda aynı yasanın 99/1 maddesi gereği tazminat ödemek zorunda bulunduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163/1. maddesi gereği alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebileceğini, buna göre zarar gören tazminatın tamamını dilediği takdirde zarar verenlerin tamamından talep edebileceği gibi bir kısmından veya sadece birinden de talep edebileceğini, 4925 sayılı Kanunu'nun 97 nci maddesinin "Zarar gören, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir." şeklinde düzenlendiğini, Güvence Hesabına başvuru yapılmadığı gerekçesiyle davalılardan Ak Sigorta A.Ş yönünden davanın reddine karar verilemesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve 428 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,87,89,90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. Aynı Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun'un 17 nci maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Aynı Kanun'un 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz ... gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına ve varsa İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasına başvurulur.

Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, bu sigortanın yapılmamış olması, kaza tarihinde süresinin dolması ya da sigorta yapılmış ancak limitin aşılmış olması durumunda ise sırasıyla Zorunlu ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.

Somut olayda, kaza yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası bulunmamakta olup, bu halde husumet Güvence Hesabına yöneltilebileceği gibi yukarıdaki açıklamalar ışığında sıralı sorumluluk gereği Zorunlu Taşıma Sigortası hiç yaptırılmamış olması nedeniyle aracın kaza tarihinde geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısına (ZMSS) karşı da dava açabilecektir. Tazminatın ödenmesi halinde ZMSS ile Güvence Hesabı arasında rücu ilişkisi doğacaktır.

Bu durumda mahkemece davalı ... şirketine sıralı sorumluluk gereği başvuru imkanı olduğu halde sigorta şirketi hakkında davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.

Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.