İNCELEME KONUSU

Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına itirazın reddi
KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Hükümlü hakkında Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2017 tarihli kararı ile hükümlü veya
tutuklunun kaçması suçundan verilen 5 ay hapis cezasının istinaf edilmeden 20.04.2017 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunması üzerine Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ek kararı ile talebin reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın, Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/239 Değişik İş sayılı kararı ile reddine ilişkin kararın kesin olmakla 24.06.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.12.2021 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2022 tarihli ve KYB-2021/161671 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2022 tarihli ve KYB-2021/161671 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "..Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2017 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün 19/04/2021 tarihli infaz durdurma talebine dair dilekçesine ek olarak ibraz ettiği Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından tanzim edilen 23/06/2015 tarihli bilgi forumu ile 25/06/2015 tarihli reçetede hükümlünün "disosyal kişilik bozukluğu" şeklinde tanısı bulunduğunun tespit edildiği ve mahkemesince yapılan yargılama aşamasında da anılan hususun ileri sürülmediğinin anlaşılması karşısında, hüküm tarihinde mahkemesince bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durum nedeniyle, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespiti lüzumunun bulunması gerektiğinden bahisle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri başlıklı 311 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrasının (e) bendi; "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:
...
e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa, ..." şeklinde düzenlenmiştir.

2. İnceleme konusu dava dosyasında; mahkûmiyetine karar verilmesinden sonra hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi istemi, akıl hastalığı yönünden araştırma yapılması gerektiğine ilişkindir. Hükümlü hakkında Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince tanzim olunduğu ileri sürülen dosyada fotokopisi mevcut 23.06.2015 tarihli bilgi formunda, hükümlüde 'disosyal kişilik bozukluğu " tanısının konulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece hükümlünün talebinin 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesindeki koşulları taşımadığı gerekçesiyle reddedilmiş, bu karara yapılan itiraz da merci tarafından yerinde görülmemiştir.

3. Yargılamanın yenilenmesi talebinde ileri sürülen yeni delil iddiasının, Mahkemece ve bu kararı denetleyen mercice, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelik ve ciddiyette görülmemiş ise de; hükümlünün akıl hastalığı nedeniyle yargılamaya konu eylem yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda, tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesi sağlık kurulundan, üniversite hastanelerinin ruh sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalı başkanlıklarında usûlüne göre teşkil edilmiş heyetten ya da Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor aldırılarak, sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerekir.

4. Yargılamanın yenilenmesi talebinin, yeni delil niteliğinde olduğu dikkate alınmadan itirazın reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/239 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.