Başvurunun esastan reddi
Taraflar arasındaki fikri haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalının aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin 2008 yılından bu yana "dip klapesi" isimli ürünü üretip kataloglarında fotoğrafına yer verdiğini ve internet sitesinde de yayınladığını, hatta internet sitesine hazırlık aşamasında 29.11.2007'de ürünün fotoğrafının kendi bilgisayar sistemlerine yüklendiğini, davalının 2018'den bu yana kullandığı ürün kataloğunun 45 inci sayfası ile ürün tanıtım broşürünün 6 ncı sayfasında "dip klapesi" adı altında müvekkilinin ürün fotoğrafının aynısını kullandığını, bu durumun 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 84 üncü maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devam maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, davalı kataloğundan fotoğrafların çıkarılmasına ve katalogların imhasına, müvekkili lehine 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanunu) 58 inci maddesi uyarınca 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iddialarının yersiz olduğunu zira sektördeki tüm şirketlerin internet sitelerinde "dip klapesi" adıyla aynı fotoğrafın kullanıldığını, fotoğrafın korunmaya değer vasıfta eser mahiyetinde olmadığını, kullandıkları fotoğraf nedeniyle tüketicilerin yanılgıya düşüp müvekkiline yönelmeyeceklerini, eylemin haksız fiil ya da tecavüz teşkil etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davaya konu fotoğrafı katalog ve internet sitelerinde kullandığı iddiasını inkâr etmediği, davacının fotoğrafın kendisine ait bir eser olduğunu ileri sürdüğü, fotoğrafın eser niteliği, ticari anlamı, orijinalinin bulunduğu kaynak, kullanım yöntemleri ve kullanımın mahiyeti ve sonuçları hakkında teknik inceleme yapıldığında alınan bilirkişi raporunda fotoğrafın 5846 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamında güzel sanat eseri (fotoğraf eseri) niteliği ile fotoğraf eserinde aranan öznel ve nesnel vasıfları taşımadığının, fotoğrafın davalı tarafından dekupe edilerek kullanıldığının, aynı Kanun'un 84 üncü maddesi kapsamında davacı açısından korunduğunun, davalının bu fotoğrafı katalog içinde kullandığı, teknik veri ve çizimlerle desteklediği, ürünü kullanması muhtemel teknik eleman, mühendis gibi kişilere yönelik açıklama yaptığı, fotoğraf ve verilen teknik ve ilmi nitelik taşıdığının tespit edildiği, fotoğrafın davacı tarafa ait bulunduğu, ilk kez onun tarafından tespit edildiğinin de sabit olduğu, orijinal kaynaktan fotoğrafın üzerindeki ticari işaret kırpılmak, montajlanmak veya arka plandan ayrılmak suretiyle alındığı, çoğaltılarak katalog ve web ortamında sergilendiği, bu durumda davacının 5846 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesine dayalı taleplerinin şartlarının gerçekleştiği, fotoğrafın yaygın şekilde başka satıcılar tarafından da kullandığı savunmalarının ise sonuca etkili olmadığı, fotoğrafı internetten alarak dekupe ettiklerini belirten davalı kendi markalarını kullanarak ayırt edicilik sağladıklarını belirtmiş ise de; bu fotoğrafın davacıya ait bir koruma unsuru olduğu gerçeğinin değişmediği, aynı ürününün ticaretini yapan kişilerin kendi emek ve çabalarıyla tanıtım unsurlarını oluşturmaları, gerekirse fotoğrafı çekmelerinin esas olduğu, bu bakımdan davalının basiretli davrandığından söz edilemeyeceği, özgün görsele sahip olan davacı tanıtımlarının, davalı tarafından aynı fotoğraf kullanılarak ticarette avantaj sağlanmasının haksız rekabet oluşturduğu, bu nedenle davalının eyleminin 5846 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesi ile 6102 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, ihlalin ticari niteliği, mahiyeti, tarafların sosyal ve ekonomik durumları çerçevesinde manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle davalının katalog ve internet sitesinde, davacıya ait dip klapesi fotoğrafını kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, katalog ve internet sitesinden kaldırmak suretiyle haksız rekabetin giderilmesine, tecavüzlü tanıtımların kaldırılmasına, toplanarak imhasına, 10.000,00 TL manevi tazimatın dava tarihinden işleyen yasal faiziyle davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesindeki iddiaların maddi gerçeklerle çelişik aynı zamanda Mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğundan kötü niyetli olduğunu, dava konusu fotoğrafın yer aldığı kataloğun, bir bütün olarak müvekkili tarafından ürünlerin teknik ve fiziki özellikleri ile tanıtılarak nihayetinde müşteri portföyünde yer alan kişi ve kuruluşların satın alma güdüsünü harekete geçirmeye yönelik ticari amaçla hazırlandığı dikkate alınır ise bir ders kitabı ya da makale gibi salt bilgilendirme amacı taşımadığının kolaylıkla anlaşılacağını, dava konusu fotoğrafın 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında ilim ve edebiyat eseri olabilecek vasıflara sahip olduğunu, davalı tarafın müvekkili ile aynı kalitede ve nitelikte ürün ürettiğini göstermek maksadı ile kötü niyetli olarak hareket ettiği, işin ticari niteliği, mahiyeti ile özellikle tarafların ekonomik durumları, pazar payları dikkate alındığında dava konusu haksız rekabet eylemi ile alakalı olarak müvekkili lehine hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat miktarının oldukça düşük kaldığını, dava konusu ürünün yıllık satış hacminin davacı ve davalı şirket açısından milyonlarla ifade edildiği dikkate alındığında takdir edilen manevi tazminat tutarının davalı şirket açısından adeta ödüllendirme niteliği taşıdığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından eksik inceleme yapıldığını, usule ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, usule aykırı karar verildiğini, karar vermeye ve denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporu esas alınmak sureti ile karar verildiğini, kaldı ki bilirkişi raporunda da söz konusu fotoğrafın davacıya özgün bilim ve sanat eseri sayılmadığının belirtildiğini, tüm diğer şirketlerde web sitelerinde aynı fotoğraf kullanıldığını, davacının da fotoğrafı internet üzerinden alıp dekube ederek kullandığını, bilirkişi raporunda da bu hususun sabit olduğunu, yine raporda davacının dava konusu fotoğrafının 5846 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamında güzel sanat eseri olarak değerlendirilemeyeceğinin dekube edilerek davacı tarafından kulanıldığının, aynı şekilde dava konusu fotoğrafın ve kulanıldığı katoloğun münhasır ve kişisel bir teknik çalışma olmadığının bu sebeple 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da değerlendirilemeyeceğinin belirtildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalının zamanaşımına yönelik istinaf itirazının fotoğrafın izinsiz olarak kullanılması sebebiyle haksız fiil olarak değerlendirilmesi gerektiğinden yerinde olmadığı, davaya konu fotoğrafın davacıya ait olduğunun söz konusu dip klapesi ürünü üzerinde davacıya ait logo olan "dvd"(doğuş vana döküm) kabartmasından anlaşıldığı, davalının kataloğunda aynı fotoğrafın üzerindeki kabartmanın silinip okunaksız hale getirilerek kullanıldığı, takdir edilen manevi tazminat miktarının tarafların ticari durumu, iş hacimleri ve ihlalin ticari niteliği uyarınca hak ve nesafete uygun olarak tespit edildiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; fotoğrafın eser mahiyetinde olmadığının tespit edildiğini, kaldı ki gerçek kişilerin eser sahibi olabileceğini tüzel kişi davacının olamayacağını, fotoğrafın internet sitesinde kopyalandığının bilirkişi tarafından tespit edildiğini, benzer internet sitelerinde yer alan fotoğraflar karşılaştırılmadan ve bu sitelerdeki kullanımların davacıdan öncesine dayanıp dayanmadığı araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı talep etmemesine rağmen internet sitesindeki kullanımlarına yönelik de hüküm kurulduğunu, Mahkeme gerekçesinde rekabetin varlığının tam tespit edilemediğini, davacının eser sahibi olduğunun ispatlanamadığını ve eser sahibi sayılamayacağını, dolayısıyla 5846 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesinden faydalanamayacağını, tazminata hükmedilmesi için davacının bu fotoğrafı haklı şekilde kullandığının tespitinin gerektiğini ve bu konuda bir tespit yapılmadığını, fotoğrafın kullanımına dair ikrarlarının olmadığını, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını, haksız rekabetin de söz konusu olmadığını, fotoğrafın dekupaj suretiyle kullanıldığının bilirkişi tarafından mütalaa edildiğini, müvekkili kullanımının tüketici nezdinde yanlış izlenime de yol açmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davacının kendi tanıtımlarında kullandığı fotoğrafın davalı şirket tarafından kullanılması nedeniyle fikri haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmişse men'i, ref'i ve manevi tazminatının isteminin kabulünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5846 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesi.
3. 6102 sayılı Kanun'un 54 ve devam hükümleri.
4. 6098 sayılı Kanunu'un 58 inci maddesi.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.