HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2017 tarih 2017/8681 No.lu iddianamesi ile; sanıklar hakkında nitelikli hırsızlık suçlarını işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemli kamu davası açılmıştır.

2.Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2017/829 Esas, 2019/305 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2017/829 Esas, 2019/305 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2019/1244 Esas, 2020/1417 Karar sayılı kararı ile;
''Katılan ...'ın aşamalardaki beyanlarında, babası ...'a ait aracı arkadaşı ...'un kız arkadaşı olan sanık ...'nın evinin önüne park ettiğini, bu sırada kendisini ...'nın ağabeyi olarak tanıtan sanıkların geldiğini, sanıkların kendisini ve arkadaşı ...'u zorla eve soktuklarını, sanıklardan birisinin dışarıda kaldığını, arabanın çalınacağını anlayınca çıkmak istediklerini ancak izin vermediklerini, içeride kalan sanığın yanında silah olduğunu, sanıkların daha sonra bahçe kapısını üzerilerine kilitleyerek gittiklerini, kendilerinin duvardan atlayarak caddeye çıktıklarında arabanın park edildiği yerde olmadığını ileri sürmesi, tanık ...'un da katılanın beyanlarını doğrulaması karşısında, sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,''

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/80 Esas, 2021/396 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına; ancak kazanılmış hakları gözetilerek sonuç cezalarının 3 yıl 9 ay hapis cezası olarak belirlenmesine ve ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.02.2022 tarihli ve 2021/2334 Esas, 2022/447 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin ve sanık ...'ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A.Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Beraat kararı verilmesi gerektiğine, yağma suçunun oluşmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanması talebine,

B.Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
İddianameye konu olmamış bir fiil ile ilgili hüküm kurulamayacağına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, şikâyetçi ve arkadaşının anlatımlarının çelişkili olduğuna, sanığın diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiğine dair delil bulunmadığına,

C.Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Beraat kararı verilmesi gerektiğine, yağma kastının bulunmadığına,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Olay tarihi olan 02.10.2017 günü saat 22.00 sıralarında Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokak No: 7 adresine katılan ... tarafından park edilen ve katılan ... adına tescilli ... plakalı aracı sanıkların fikir ve irade birliği içerisinde, katılanı cebir ve tehdit ile sanık ...'nın evinde tutarak 5237 sayılı Yasa'nın 37. maddesinin birinci fıkrası kapsamında suça katıldıkları ve aynı gece aracın park edilişinden takriben 30 dakika sonra düz kontak yaparak katılana ait aracı hakimiyetlerine geçirdiklerinin ilk derece mahkemesince maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

2.Katılan olayın hemen akabinde polise başvurmuş eylemi sanıkların gerçekleştirdiğini ifade etmiştir.

3.Katılan ...'in iddiasını doğrular mahiyetteki tanık M.T.C.'nin anlatımları dosya içerisinde yer almaktadır.

4.Katılana ait aracın 04.10.2017 günü çalıntı plaka takılı, düz kontak yapılmış, sol arka kapı camı ve kolu kırık vaziyette ele geçirilmiş olduğuna dair 04.10.2017 görgü tespit tutanağı ve teşhis teslim tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Sanık ... ile sanıklar müdafilerinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;

Katılan ... ve tanık M.T.C.'nin ağır ceza mahkemesinde talimatla alınan beyanlarında sanıklar ... ve ... ile birlikte eve girdikleri halde sanık ...'ın eve girmeyerek diğerleri evde otururken park halinde olan kilitli haldeki aracı alıp götürdüğünü ifade etmiş olmaları karşısında, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h,143 üncü maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu, sanıklar ... ve ...'in evde buluna katılan ve tanık M.T.C.'yi sanık ...'ın suça konu aracı alıp götürebilmesi için oyaladıkları anlaşılmakla suçun kanuni tarifindeki icrai hareketi gerçekleştirmemiş olmaları ve suçun işlenişine fiili hakimiyetlerinin bulunmaması nedeniyle sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.02.2022 tarihli ve 20121/2334 Esas, 2022/447 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Temyiz edenlerin sıfatı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış hakkının DİKKATE ALINMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.