İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi 12.07.2018 tarih ve 2018/76 Esas, 2018/304 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 Yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

2.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.07.2019
tarihli ve 2018/3993 Esas, 2019/1118 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.11.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul, yasa ve içtihatlara aykırı olduğuna,

2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

3.Müvekkilinin Pak Eğitim İş Sendikası üyesi olmasının terör örgütü üyelik suçunun delili olarak kabul edilemeyeceğine,

4.Müvekkilinin anılan üniversitede okuması, örgüt üyeliği suçunun delili olarak kabul edilmeyeceğine, örgüt içi tayine tabi personel olmadığına,

5.Tanık anlatımların gerçeğe dışı olduğuna,

6. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;

1.Sanık ...’nin Cinan Medya aboneliği, Pak Eğitim İş Sendikası üyeliği, Bank Asyada mevcut rutin/olağan bankacılık işlem hareketleri içeriği ile eylem zamanlaması değerlendirildiğinde; silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik eylem varlığı ve eylem ile eylem faili irtibatını sağlayacak delil mevcut olmadığına,

2.Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun kanuni suç tipine uygun eylem kastı/içeriğinin bulunmaması nedeniyle beraatine dair karar verilmesi gerektiğine,

3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Sanığa emniyet mahrem hizmetlerde sorumlu düzeyde kişi olduğuna ilişkin kabulün gizli tanık beyanlarına dayandırılması ve bu hususun başka delillerle desteklenmemesi karşısında, gizli tanığın beyanlarının denetlenmesi bakımından beyanda geçen hususların araştırılması, duruşmada dinlenen gizli tanığın " ...'ı kendisi çok iyi tanır, ben iyi biliyorum, ...'ı bilmiyorsa dershanede zaten ne işi var, çünkü en kötü ihtimal ayda bir ...'ın toplantısına zümre toplantılarına katılması lazım, kendisi de zaten zümrelere geliyordu" şeklinde beyanında ismi geçen kişi ile yine " ... oturduklarında beraber geldiklerinde çay içerken bahçelerde ... yaptıkları küfürleri, ... artık kafasına sıkması gerektiğini " şeklinde beyanında ismi geçen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının araştılması, var ise ifade örneklerinin aslı veya onaylı suretlerinin dosya arasına alınması, ilgili tespit edilen şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2018/3993 Esas, 2019/1118 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.