İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2015/372 Esas, 2018/445 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/1299 Esas, 2019/2681 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurlar ifadelerine göre, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Yaşı küçük mağdurların Suriye uyruklu oldukları ve 04.11.2015 tarihinde saat 15.00 sıralarında merdivenlerde kağıt satan çocukların olduğunu görerek kimlik tespitlerini yapıp minibüse bindirdikleri sırada mağdurların kalabalık içerisinde bekleyen bir şahsı göstererek bu şahsın her akşam sattıkları mendillerin parasını zorla ve döverek aldığını iddia etmeleri karşısında sanık hakkında nitelikli yağma suçundan iddianame düzenlenmiştir.

2. Mağdur ... tarafından sanık teşhis edilmiştir.

3. Sanığın yapılan çanta aramasında bozuk para bulunmadığı belirlenmiştir.

4. Sanık, aşamalarda atılı suçlamayı inkar ederek mağdurları tanımadığını ve zorla paralarını almadığını söylemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Mağdur ...'ya yaptırılan teşhis işleminde, teşhise katılanların benzerde eşgalde bulunmadıkları, teşhis işlemi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman katılımı olmadığı, mağdur beyanlarının ayrıntı içermediği, mağdurların darp raporlarının olmadığı, sanık yakalandıktan sonra çantasından bozuk para çıkmadığı tüm bu gerekçeler karşısında sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/1299 Esas, 2019/2681 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.03 2024 tarihinde karar verildi.