HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 28.01.2022 tarihli ve 2019/2782 Esas, 2020/1462 Karar sayılı sayılı ek kararın; 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

2. Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2019 tarihli ve 2018/333 Esas, 2019/275 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) (c) (h) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 10'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve haklarında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/2782 Esas, 2020/1462 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanıkların Temyiz İstemleri;

1. Tebliğ tarihinde sanık ...'in cezaevinde olduğuna ve avukatının hatası sebebiyle kararı temyiz edemediğine,

2.Yağma suçunun unsurlarının bulunmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Mağdur ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile uyuşturucu madde almaya gittiği, cep telefonundan irtibat kurması üzerine sanık ...'in kullandığı araçla geldiği, araç içerisinde kimliği tespit edilemediği için hakkındaki dava ayrılan ...'un da bulunduğu, mağdurun kendisi aracında tanık ...'ı bırakarak sanıkların aracına bindiği, sanıkların mağduru Okmeydanına götürdükleri bu sırada ...'un torpidodan şok cihazı çıkararak mağdura tuttuğu, sanık ... ile birlikte "seni öldürürüz, bizi polise ihbar ettin, bu ihbar sonucu polislere 30,000 TL para verdik, bu 30,000 TL'yi istiyoruz, eğer parayı vermezsen seni öldürürüz" şeklinde tehdit ettikleri, yol üzerinde sanık ...'nin de arabaya bindiği, mağdur ...'ın, arabadaki sanıklara bu kadar parayı veremeyeceğini söylemesi üzerine, ... tarafından basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, araçta bulunan sanıkların parayı bulamadığı taktirde mağdurdan aracını getirmesini istedikleri, mağdurun ise tanık ...'ı arayarak aracı tarif ettiği yere getirmesini istediği ve tanık ...'ın da araç ile sanıkların yanına geldiği, bunun üzerine sanık ...'nin mağdurun aracına geçtiği ve tanık ...'ı indirerek aracı aldığı, tanık ve mağduru taksi durağında indirirerek olay yerinden ayrılmaları şeklinde gerçekleşen olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Mağdur ...'ın hastane rapor dosya arasındadır.

3. Mağdur sanıkları soruşturma aşamasında açık ve net olarak teşhis etmiştir.

4. Sanıklar aşamalarda mağdurun aracını kendi isteği ile verdiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Sanık ...'ın İstanbul Bölge Adliyesi 7. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli 2019/2782 Esas sayılı Ek Kararına Yönelik ve Sanıkların İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/2782 Esas, 2020/1462 Karar Sayılı Kararına Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelemesinde;
Her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek sanık ...'ın müdafiine gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de; sanık müdafiinin kararı temyiz etmediği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında "...sanığın ve müdafiisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, sanığın eski hale getirme istemi ve temyiz talebi süresinde kabul edilerek ek kararın kaldırılması ile yapılan incelemede;

1. Sanıkların yağma suçunu işlerken birden fazla bendi ihlal ettikleri, ayrıca suça konu aracın değerinin de yüksek olduğu dikkate alındığında sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Mağdura ait teşhis tutanağı, mağdurun doktor raporu, yakalama tutanakları karşısında sanıkların atılı suçu işlemediklerine ilişkin temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2019/2782 Esas, 2020/1462 Karar sayılı ek kararı kaldırılarak;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/2782 Esas, 2020/1462 Karar sayılı kararında sanıklarca öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.