B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2013 tarihli ve 2011/470 Esas, 2013/447 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,50 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2013 tarihli ve 2011/470 Esas, 2013/447 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2018/9047 Esas, 2019/6684 Karar sayılı kararı ile sanığın emlak işi yapmakta olan müştekiyle suç tarihinden önce tanıştığı, kendisinin gümrük işi yaptığını, almak istediği ürün fiyatlarının % 33'lük kısmını ödemesi halinde ucuza ürün temin edebileceğini belirtmesi üzerine müştekinin suç tarihinde havaalanı gümrük deposu önünde sanıkla buluştuğu, sanığa alacağı ürünlere karşılık 2850 TL ve 2 adet cep telefonunu verdiği, sanığın paraları alıp “abi bekle ben hemen geleceğim” diyerek uzaklaşıp bir daha geri dönmediği olayda eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine, Bakırköy 26.Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2021 tarihli ve 2019/272 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 maddesi ve CMUK'nun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık, cezaevinde olduğunu, parayı ödeme imkanı olmadığını, gereğini talep ettiğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı belirtilmiştir.

3. Her ne kadar gerekçeli karar başlığında suç tarihi 11.03.2010 olarak yazılmış ise de, suç tarihinin katılanın sanığa parayı ve telefonu elden verdiğini beyan ettiği 10.03.2010 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, uzlaştırma işlemleri nedeniyle duran süre de dikkate alındığında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 26.Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2021 tarihli ve 2019/272 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.