Esastan ret

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “GO” esas unsurlu markaları bulunduğunu, davalının 2016/34317 sayılı “İGO İZMİR GAYRİMENKUL ORTAKLIĞI şekil” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi sonrasında ise YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, iltibas oluşacağını, "İzmir Gayrimenkul Ofisi” ibaresinin iş niteliği ve yerini gösterir vasıf bildirici nitelikte bulunduğunu, tescil kapsamlarının benzer olduğunu, diğer yandan müvekkilinin markalarının tanınmış marka statüsü kazandığını, ayrıca müvekkilinin ticaret unvanında da "GO" ibaresinin bulunduğunu ileri sürerek 2017-M-8633 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının asıl faaliyet alanının lojistik müvekkilinin faaliyet alanının gayrimenkul hizmetleri olduğunu, markaların benzer olmadığını, davacının tanınmış olmadığını, kötüniyet varlığı yönünde delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TÜRK PATENT vekili cavap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2016/34317 numaralı "İGO İZMİR GAYRİMENKUL OFİSİ" ibareli markanın 36. sınıfta yer ... "Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri." yönünden tescilli olduğu, dava konusu markanın tescili kapsamındaki emtianın tümünün davacının 2002/21178 markası altında tescilli olduğu, davacının 96/010993 markası kapsamındaki tescilli emtia ile davaya konu marka emtiası arasında ilişki bulunmadığı, diğer yandan 2016/34317 sayılı “İGO İZMİR GAYRİMENKUL ORTAKLIĞI şekil” ibareli davalı markası ile davacının 2002 21178 ve 174119 sayılı GO ibareli markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, gerek dava dosyası gerekse de işlem dosyası içinde davacının “igo” ibaresini çekişme konusu 36. sınıftaki hizmetler üzerinde davalıdan önce kullandığını ve iş bu hizmetler itibariyle davaya konu markanın ... hak sahibi olduğunu ispatlayan herhangi bir delil bulunmadığı, bu anlamda davacı markalarının tanınmış olup olmamasının somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas bulunduğunu, müvekkili markasının esas unsurunun GO ibaresi olduğunu ve davaya konu markada söz konusu esas unsurun aynen kullanıldığını, müvekkilinin markalarının tanınmışlık değerlendirilmesinin yapılmasının benzerliğin tespit edilmesi açısından önem taşıdığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "İGO İZMİR GAYRİMENKUL OFİSİ" ibareli, 36. sınıfta yer ... "Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri." yönünden tescilli bulunan marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet olarak gösterdiği markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmamasının somut uyuşmazlığa bir etkisi bulunmadığı, taraflar arasında 556 sayılı KHK’nın 8 nci maddesinin beşinci maddesinin ihlalinin olmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğunu, müvekkili markalarının esas unsurunun "GO" ibaresi olduğunu, markaların tanınmış olduğunu ve davalının kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.556 sayılı KHK’nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.