Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne dair karar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.10.2020 tarih 2019/1318 Esas, 2020/6212 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... şirketi nezdinde "Evim Garantide Plus Sigorta" poliçesi ile teminat altına alınan gayrimenkulde 25.12.2008 tarihinde yangın çıktığını ve evin hasara uğradığını, aynı gün davalılardan ...'ın kontrolünde diğer davalı ...Ş görevlileri tarafından sigortalı ...'in bilgisi ve talimatı olmaksızın söz konusu evde elektrik sayacı değişimi yapıldığını ve yangının bu değişimin akabinde başladığını, sayacın üretiminden ve/veya hatalı bağlanmasından kaynaklanan zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda evde sayaç dışında yangına sebebiyet verebilecek bir bulguya rastlanmadığını, yangından sonra dahi konut içerisindeki dahili tesisatta ve panolarda bir hasar görülmediğini, sigortalı mahalde meydana gelen hasar nedeniyle 05.02.2009 tarihinde davacı şirket tarafından 19.455,00 TL ödeme yapıldığını, tüm bu nedenlerle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 19.455,00 TL tazminatın 05.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yangının sayaçtaki bir arızadan veya görevlilerce yapılan bir hatadan kaynaklanmadığını, sayaç panosundaki daireye ait 3 fazlı giriş sigortasının atmış olduğunu, buna karşın daire içindeki dağıtım panosunda bulunan sigortaların ise atmamış olduğunu, mevcut aşırı akım rolesinin de atmamış olduğunun tespit edildiğini, bahse konu tesisatta herhangi bir bağlantı hatasının olmadığını, haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete ait Alfatech marka sayaçların her türlü kontrolü yapıldıktan sonra piyasaya arz edildiğini, sayaçların TSE, Sanayi Bakanlığı ve Tedaş tarafından onaylandığını, müvekkili şirkete ait üretim tesisleri incelendiğinde söz konusu hususun anlaşılacağını, firmaya ait Alfatech marka sayacın takılı olduğu dairede iki cihazın eriyerek yanması üzerine olay günü olan 25.12.2008 tarihinde hazırlanmış olan tespit tutanağının da sorunun kaynağının sayaç olmadığını gösterdiğini, sayacın tesisata ve bağlı cihazlara zarar vermesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 25.09.2012 tarih, 2009/116 Esas ve 2012/509 sayılı kararı ile; "...yangının çıkmasında ve eşyaların hasar görmesinde sayaçta üretim hatası bulunmadığından üretici firmanın kusuru olmadığı, tesisatta her hangi bir bağlantı hatası bulunmadığından davalı ...'ın da kusurunun olmadığı, yangının çıkışına aletlerin açık bırakılmasının sebep olduğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.02.2017 tarih, 2014/14247 Esas ile 2017/1231Karar sayılı ilamı ile karar bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; "...hükümden sonra kesinleşen ceza mahkemesi kararına dayanak alınan elektrik mühendislerinden oluşan bilirkişi heyet raporunda yangının sayaç değişimi nedeni ile meydana geldiği, yeni sayaç faaliyette iken meydana geldiği, sayaç değişimi yapan personelin hatalı bağlantı yaptığına dair tespitler içeren raporunda dikkate alınması ve bu rapor ile hukuk mahkemesince alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği, o halde mahkemece ceza dosyası içeriği de dikkate alınarak, seçilecek uzman bilirkişi kurulundan tüm raporları irdeleyen ve çelişkileri gideren kusur raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2018 tarih 2018/59 Esas, 2018/460 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne davalı ... yönünden 19.455,00 TL rücuen tazminatın ödeme tarihi olan 05.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalı ...Ş yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.10.2020 tarih 2019/1318 Esas 2020/6212 Karar sayılı ilamında özetle "...mahkemece kusur konusunda çelişki giderci rapor alınmış ancak gerçek zarar miktarı hususunda konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılmadan eksper raporuna ve yapılan ödemeye karar verildiği, bu durumda mahkemece hasarın yeniden hesaplanması konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi" gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "...bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dava konusu olayda ortaya çıkan gerçek zararın tespiti açısından bilirkişi incelemesi yaptırılması için İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı, 16.11.2021 tarihli raporda gerçek zararın 19.455,00 TL olduğunun tespit edildiği, alınan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, davacı ... şirketi ile davalılar arasında ticari bir ilişkinin bulunmaması ve dava konusu alacağın haksız eylemden kaynaklanması hususları dikkate alınarak ödeme tarihinden itibaren davacı lehine yasal faiz uygulanması gerektiği" belirtilerek tarafların iddia ve talepleri, denetime elverişli bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı ... yönünden 19.455,00 TL rücuen tazminatın ödeme tarihi olan 05.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davalı ...Ş. hakkında verilen kararın temyiz edilmediği ve kesinleştiği anlaşılmakla bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporda dava dışı ...'e ait evde çıkan yangın nedeni ile oluşan maddi zararın toplam 19.635,00 TL olduğu yönünde görüş bildirildiğini, yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, ekspertiz raporunda belirlenen bedellerin piyasa rayiçlerine uygun olduğu varsayımından hareketle ve aynı tutarda zarar hesabı yapıldığını, ancak yapılan hesaplamanın ne şekilde ve hangi kriterlere göre yapıldığının rapor içeriğinden anlaşılamadığını, raporda zarar gördüğü varsayılan bir takım ev eşyalarının tam zayi veya hasar giderme bedelleri ile temizlik ve boya işlerine ilişkin zarar hesabı yapıldığını, zarar gördüğü iddia edilen eşyaların varlığına ilişkin olarak bir fatura veya başkaca geçerli bir delilin dosyada mevcut olmadığını, yangın nedeni ile zayi olmayan bir takım ev eşyalarının da tamamen ekspertiz raporu doğrultusunda zayi olmuş gibi zarar hesaplamasına dahil edildiğini, davalı şirketin sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tamamından değil, sadece gerçek zarardan sorumlu tutulabileceğini, davalı şirketin söz konusu yangın nedeni ile herhangi bir kusuru bulunmadığını, ... ekibinin kontrol ve denetim eksikliğinden dolayı oluşan hasardan sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, dosyada mevcut 17.04.2012 tarihli bilirkişi raporunda sayacın bağlandıktan sonra değer kaydetmeye başlamış olması nedeni ile sayacın montajının doğru olarak yapıldığını, sayacın tasarımı üzerinde yapılan incelemede sayacın şebekeden gelen elektriği doğrudan meskene ilettiğinin tespit edildiğini, sayaç üzerinde yapılan incelemede sayacın değer kaydetmeye başlamış olduğunun tespit edilmiş olmasının bağlantıda herhangi bir hata yapılmadığını kanıtladığını, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliğine göre; elektrik iç tesislerinin yapılmasında ve işletilmesinde koruma tedbirlerinin alınmasının kullanıcıların sorumluluğunda olduğunu, davalı şirket ...'ın abonelerin iç tesisatındaki herhangi bir eksiklikten veya arızadan ötürü ve buna bağlı oluşacak zararlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ancak bilirkişi raporunda bu hususlarda bir değerlendirme yapılmadığı gibi yangına yol açan cihazların stand by konumunda bırakılması nedeni ile dava dışı ...'ın müterafik kusuru olup olmadığının tartışılmadığını, hükme esas alınan 20.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda...A.Ş. ile ... firması arasında teknik bir anlaşma ve sözleşme bulunmadığı kabul edilerek, davalılardan...A.Ş.'nin hasar nedeni ile sorumlu olamayacağı yönünde kanaat bildirilmiş ise de mahkemece bu hususta hiç bir araştırma yapılmaksızın karar verilmiş olması nedeni ile de kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davacı ... şirketi tarafından "Evim Garantide Plus Sigorta" poliçesi ile teminat altına alınan gayrimenkulde çıkan yangın neticesinde meydana gelen zararın sigortalısına ödenmesinden dolayı ödenen tazminatın haksız fiil sorumlularından rücuen tahsili talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427,428 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.