Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine ve re'sen göz önüne alınacak nedenlere ilişkindir.
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 12.12.2014 günü Irak'tan Türkiye'ye giriş yapmak üzere Habur Gümrük Kapısına gelen sanık ...'in sevk ve idaresindeki 73 SL 724 plakalı araçta kolluk görevlilerince yapılan aramada aracın iç yan döşemeleri, tavanı ve arka koltukların içerisinde gizlenmiş vaziyette 65 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3.Sanık ...'in 26.01.2015 tarihli savunmasında, sigaraları ticari amaçla almadığını beyan ettiği, 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelere ilişkin bozma ilâmı üzerine kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını karşılamadığı belirlenmiştir.
4.Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, uygulama yeri bulunmayan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin 21 inci fıkrasına yollama yapılması yazım hatası olarak görülmekle, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübûta yönelik mahkeme kabûlünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmadığı cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi gerekmekte ise de sanığın bu hususta herhangi bir ödeme iradesi göstermediği anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.