TUTUKLU
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/98 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2021/1782 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, 6. Re'sen göz önüne alınacak delillere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'in misafir olarak kaldığı temyiz dışı sanık ...'ın
evinde Menemen Sulh Ceza Hakimliği'nin arama kararı gereğince yapılan aramada ele geçirilen maddelerden uzmanlık raporuna göre 28,0,17 ve l gram ağırlıklarındaki bitki parçalarının THC ihtiva eden ve esrar elde edilmesine ilişkin hint keneviri bitkisi olduğunun, toplam 83 adet tablet parçasının MDMA içerdiğinin, 0.14,0.2,0.13 ve 0.28 gram ağırlığındaki kristalize katı madde parçalarının metamfetamin içerdiğinin, pet şişe düzenek ile üzeri bantlı plastik düzenek üzerinde metamfetamin bulunduğunun belirlendiği, Bedir ve ...'ın uyuşturucu kullandıklarını kabul ettikleri, ...'ın ...'in kendisine uyuşturucu verdiğini, aramada ele geçen uyuşturucu maddelerin ...'e ait olduğunu belirttiği olayda; sanığın uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğu, kendisinin satın alarak kardeşi olan ...'ın evine getirdiğine ilişkin savunması, dijital materyallerin incelenmesi ile düzenlenen bilirkişi raporunda sanığın Bedir ve üçüncü kişilerle yaptığı görüşme içeriklerinde uyuşturucu madde ticaretinin gerçekleştiğinin anlaşılması, mesajlardan kastının uyuşturucular olduğu yönündeki anlatımı, ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve çeşitliliği, kullanım sınırının üzerinde olması, Bedir'in anlatımları karşısında; sanığın mahkumiyetine karar verilip alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli, 2016/139 Esas ve 2016/172 Karar sayılı ilamının temyiz dışı sanık ... hakkındaki ilama ilişkin olduğu bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı ancak sanık ...'in adli sicil kaydında, sanık hakkındaki Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/698 Esas ve 2019/155 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün tekerrür uygulamasına esas alınması gerektiğinin gözetilmemesinin,
C. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek yerine 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına karar verilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2021/1782 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
A. Tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümünün çıkartılarak yerine "Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/698 Esas 2019/155 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmolunan 8 yıl 4 ay hapis cezası nedeniyle, hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına; ancak sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle infaz sırasında tekerrüre esas alınan ceza miktarının 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak dikkate alınmasına" ibaresinin eklenmesi,
B. Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafından "...sanık hakkında 5275 sayılı kanunun 106/3. maddesinin uygulanacağının sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı)" ibaresinin çıkarılarak yerine "tahsil edileceğinin ve" ibaresinden sonra gelmek üzere “...ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.