SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- Dosya içeriğine ve anlatımlara göre, olay günü saat 22.00 - 22.30 sıralarında şikâyetçinin, otoparka park ettiği otomobilini düz kontak yaparak çalmak isteyen sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143. maddelerine uyduğu gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e ve 143. maddeleri uyarınca uygulama yapılarak eksik ceza tayini,

2- (1) No.lu bozma nedenine göre, 5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanmasında zorunluluk bulunması,

3-Sanığın hırsızlık suçunun konusu olan otomobili düz kontak yaparak çalmaya teşebbüs ettiği olayda; mala zarar verme suçunun konusunu aynı zamanda hırsızlık suçunun konusu olan eşyanın kendisinin oluşturması durumunda, eylemin eşyanın mülkiyetine yönelik olması nedeni ile malın çalınması sırasında ve sonrasında eşyaya verilen zararlardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçunun unsurları itibarîyla oluşmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.