H Ü K M Ü N A Ç I K L A N M A S I

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2012 tarihli ve 2012/392 Esas, 2012/815 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 07.12.2012 tarihinde kesinleşmiştir.

2. Sanığın, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarih ve 2014/856 Esas, 2015/1040 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 11.07.2014 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın temyiz edilmeden 28.12.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3.... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2016/3 Esas, 2016/508 Karar sayılı kararı sayılı kararı ile ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2012 tarihli ve 2012/392 Esas, 2012/815 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı açıklanarak, sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği;suçun unsurları oluştuğundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

1.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (son) cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07.12.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 11.07.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;

2. Sanığın yargılama konusu mühür bozma eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 20.07.2012 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar duran sürelerin de eklenmesi ile 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2016/3 Esas, 2016/508 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.12.2023 tarihinde karar verildi.